Zeynep ASLAN

Zeynep ASLAN
@_zeynep_xd
İnsan hazza üstün geldiği gün acıya da üstün gelecektir.
Bir şeyi hem istemek hem istememek... O kadar ilginç bir olaydır ki insanı gerçekten yorar, yıpratır. Bilinç çöplüğümüzün derinliklerinde bize gerçekten hitap eden şeyler, bizi mutlu edeceğini düşündümüz şeyler daha çok toplum tarafından ayıplanan şeylerdir. Bir taraftan istekler, arzular bir taraftan değer yargılar, inançlar, yarattığımız kimliğe olan saygımız. Kocaman bir terazi olsaydı mutlaka bir taraf ağır basmalıydı. Eşit olma ihtimali çok düşük bir durum ama ne yazık ki o noktayı tutturabilmek de varmış... Ve sanırım eşitliğin en kötü hissettirdiği tek yer burası.
İnsan ve Hayat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kafamda Deli Sorular
İçsel huzuru yakalamak için vermiş olduğumuz onca çaba, günün sonunda gerçekten değiyor mu diye sorgulatıyor. Yaptığımız çoğu şeyi gerçekten içsel huzurumuz için mi yapıyoruz yoksa popüler medyanın sadece dayatması olduğu için mi yaparken kendimizi huzurlu hissediyoruz? Sanırım bu ikilem arasında bir ömür gidip gelicez, taa ki gerçek kendimizi tanıyana kadar. Sahi insanın kendini tanıması mümkün müdür? Ya da şöyle söylemek daha doğru insanın kendi dışında bir insanı tanıması mümkün müdür? Kafamda binlerce soru. Genç olmak böyle bir şey mi? Daha her şeyin ham olduğu o evre. Gerçi kime göre neye göre ham? Son bir soru daha. Çok okumak insanı aydınlatan bir şey mi yoksa aksine insanı daha çok karanlığa sürükleyen bir şey mi?
1000Kitap
Gerçek kitap tiryakileri bilir ki kalın kitapları okumak ince kitapları okumaktan çok daha kısa sürer:))
1000Kitap
Ne kadar da zavallıyız dimi? Yaptığımız çoğu şeyi fark edilmek uğruna yapıyoruz, sevilmek uğruna yapıyoruz. Bir köşede birileri bizi fark etsin istiyoruz, belki de bu dünyaya bir iz bırakmak istiyoruz. Tüm bu isteklerin altında bilinmek, keşfedilmek arzusu yatıyor. Belki de Tanrı kendinden ufak bir parça vermiştir bize. Tıpkı bizim doğaya, evrene bakarak O'nu keşfetmemizi istediği gibi.
1000Kitap
Mutluluk dediğimiz şey nedir? Ya da sorumu düzelteyim. Biz bu hayattan ne istiyoruz? Çoğumuz mutlu olmak diyecektir muhtemelen çünkü sonuç itibariyle istediğimiz diğer şeyleri( güzel bir ev, araba, aile, gezmek vs) mutlu olmak için istiyoruz. Peki mutlu olmayı ne için istiyoruz? Bunun üzerine hiç düşündük mü? Yani mutlu olduğun zaman eee ne olcak? Ne değişecek? Aslında hiçbir şey. İnsanlar mutluluğun varlığına hep bir koşul ile inanır. Güzel bir akademik kariyerim olursa mutlu olurum, Güzel bir ilişkim olursa mutlu olurum, Güzel kıyafetlerim olursa mutlu olurum... Çünkü aslında biz mutlu olmayı beceremediğimiz için hep bir koşul ararız. Suçu kendimizde bulmak yerine o şartlara bağlarız. Ahh o şartlar olsalar hemen nasıl da mutlu olacağız! O şartlar günün birinde gerçek olunca da hemen yerini başka şartlar alır her ne hikmetse ve bu bir döngü halini alıp gider bir ömür. Bir bakarız ki koca bir ömür harcamışız ve hâlâ mutluluğun peşinde koşuyoruz. Benim fikrimi soracak olursanız bence mutluluk dediğimiz şey kişinin kendini iyi hissetmesiyle alakalı bir durumdur. İyi hissetmek için de mutlaka ama mutlaka kendinizle vakit geçirmek zorundasınız. Kendisiyle vakit geçirmeyen bir birey kendini gerçek anlamda iyi hissedemez. Ki zaten çoğu insan kendisiyle baş başa kalmaktan korktuğu için mutluluğa erişemez. Kendinizden kaçmayın. Bahanelerle sığınmayın.
İnsan ve Hayat