Siz de ben de aynı dili, aynı sözcükleri kullandık. Ama eğer sözcükler kendi başlarına buyruksalar, benim, sizin ne suçumuz var? Boş, sevgili dostum. Siz o sözcükleri bana söylerken kendi anlamınızla dolduruyorsunuz; ben de kavrayamıyorum onları, Kaçınılmaz olarak, kendi Anlamımla dolduruyorum. Birbirimize anladığımızı sandık; oysa gerçekte birbirimizi anlamadık.