Panait Istrati

Panait Istrati

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.8
2.121 Kişi
okuyor-dolu
6,4bin
Okunma
v3_begen_dolu
491
Beğeni
goz
15,9bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Unvan
Romen Yazar
Doğum
İbrail, Romanya, 10 Ağustos 1884
Ölüm
Bükreş, Romanya, 18 Nisan 1935
Yaşamı
Romanya'nın bir liman kenti olan İbrail'de doğan yazar, gençliğini, aralarında İstanbul'un da olduğu pek çok Osmanlı kentinde geçirdi. Babası Yunandır. Mısır'ı, Lübnan'ı, Suriye'yi gezdi. Bu dönemde, bulduğu bir sözlük sayesinde Fransızca öğrendi. 1921 yılında, Fransa'nın Nice kentine giderken, yalnızlığı dolayısıyla intihar girişiminde bulundu. O sırada üzerinde Romain Rolland'a yazılmış fakat henüz göndermemiş olduğu bir mektup bulunuyordu. İlk romanı Kira Kiralina (Yaşar Nabi Nayır tarafından Türkçeye çevrilmiştir) 1923 yılında Romain Rolland'ın yazdığı önsözüyle birlikte basılmıştır. Panait Istrati tüm eserlerini anadili olan Rumence değil, Fransızca olarak yazmıştır. Türkçeye de çevrilmiş önemli eserleri arasında, Arkadaş (Mihail), Akdeniz, Sokak Kızı (Nerantsula), Angel Dayı, Kodin, Baragan'ın Devedikenleri, Uşak (Méditerranée) ve Sünger Avcıları gelir. Gençlik yıllarında devrimci hareketlerin etkisine kapılmış olan Istrati, 1929'da Komünist Partinin daveti üzerine Sovyetler Birliği'ni gezdikten sonra umutsuzluğa kapılmış ve politik mücadelenin dünyada bir şeyleri değiştirmek için yetersiz olduğu fikrini edinmiştir. Pek çok romanında da politikadan, politik mücadeleden çok insanı insan yapan değerler üzerinde durması bu yüzdendir. Panait Istrati romanlarının çoğunda yaptığı yolculukları anlatır. Fakat gezdiği ülkeler değil, tanıdığı insanlar ön plandadır. Istrati'nin eserlerinde gerçek bir insan sevgisi hissedilir. Bu karşılıksız ve koşulsuz sevginin hikâyesindeki kahramanların başına getirdiği belalar kadar, onlara yaptığı katkı da nesnel bir biçimde anlatılır. Panait Istrati'nin şaheseri olarak Arkadaş (Mihail) adlı kitabı gösterilebilir. Bu kitapta, Panait Istrati'nin pek çok başka romanındaki başkahramanı da olan Adrian Zografi ile Mihail'in arkadaşlığı anlatılır. Bu arkadaşlık, ideal bir sevgi görüşünü simgelemek için kullanılmıştır. Istrati birçok başka eserinde de arkadaşlık temasını kullanmıştır. Hatta bu eserlerin çoğunda büyük, efsanevi aşklar bile arkadaşlıklar uğruna feda edilmişlerdir.
kamera
Akdeniz
kamera
Panait Istrati
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Arkadaş
kamera
Panait Istrati
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Baragan’ın Dikenleri
kamera
Panait Istrati
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Kira Kiralina
kamera
Panait Istrati
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Kodin
kamera
Panait Istrati
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Sokak Kızı
kamera
Panait Istrati
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
112 syf.
Bu kitabı daha önce duymamış, görmemiştim. Bu kitaptabın değerli bir kitap olduğunu, kuzenim kitaplarımı karıştırırken anladım. Benden yaşça büyük ve bilgili olan kuzenim; bu kitap harika, yazarın betimlemelerine âşık olacaksın, okuduktan sonra bana ver tekrar okumak istiyorum, demişti. Kuzenim, böyle diyince büyük bir hevesle okumaya başladım. Kuzenim gerçekten haklıydı. Kitap kısaydı ama mükemmeldi. Yazar 110 sayfanın içine o inanılmaz betimlemeleri nasıl sığdırmış aklım almıyor. Ve şunu da belirtmek isterim ki; betimlemeler insanı sıkmıyor. Kitap akıcıydı fakat ben uzun bir sürede bitirdiğimi düşünüyorum. Bunu bilerek yaptım çünkü hem betimlemeleri iyice anlamak özümsemek istiyordum hem de 2 kitap birden okuyordum. Kitap hakkında spoiler vermek istemiyorum. kitabı çok beğendim, yazarın duru kalemine âdeta âşık oldum. Herkesin kesinlikle okuması gereken bir aşk romanı "minka abla" mutlaka okuyunuz, okutunuz. Saygılarımla...
kamera
Minka Abla
kamera
Panait Istrati
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.5/10 · 247 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
136 syf.
·
Puan vermedi
Romanya'da başlayıp, İstanbul, Beyrut, Şam, Diyarbakır'da devam eden Stavro'nun hikâyesi. 132 sayfa olmasına rağmen yoğun, çok yönlü, insandan, ahlaktan, ahlak anlayışından, dönemin toplum yapısından bahsetmesi ilgi alanınızı üst düzeyde tutuyor. Stavro, Romanya'da kimsenin sevmediği, dışladığı, kimsenin çocuklarını onunla görmek istemediği, ahlaksız, dolandırıcı bir karakter. Adrain ve Mihail ile birlikte bir yolculuğa çıkan Stavro hikayesini arkadaşlarına anlatmaya başlar. Çocukluğu rahatlık ve refah ile geçen Stavro'nun babasından ve abisinden şiddet görmesi, annesi ve ablasına sıkı sıkıya sarılması ve sonunda bunlarla beraber kaçışlarını anlatan kısa bir kitap. Kitapta bulacaklarınız; Osmanlı döneminin kozmopolit yapısını, (Stavro Rumca, Türkçe, Rumence, Ermenice bilmektedir.) toplumun değer yargılarını, insanların acımasızlığını ya da insanların merhametini. Kitaptan kendi adıma çıkan sonuç; "Hikâyesini bilmeden yargılama kimseyi" ve "bir kez sevgiyi, güveni, merhameti tatmış bir insan, hangi koşullarda olursa olsun bunu ölene kadar arayacaktır". Herkesin okumasını temenni ettiğim bu kitabı okuduktan sonra, emin olun insanlara bakış açımız değişecek, empati kuramasak bile, insanları dinlemeye değer bulacağız. Herkese iyi okumalar.
kamera
Kira Kiralina
kamera
Panait Istrati
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.1/10 · 539 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
215 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Tüm benliğini insan sevgisi kaplamış olan, arkadaş canlısı , paradan ve paranın insan üzerindeki etkisinden nefret eden , sürekli gezmek , öğrenmek isteyen karnını doyuracak kadar parası olmadığı zamanlarda bile gökyüzünün maviliğine, Akdeniz'in ihtişamına bakarak içini umutla dolduran , yaşamaktan umut etmekten ve minnettar olmaktan vazgeçmeyen Adrien ... Adrien'in tanıdığı , hayran olduğu dostu Mihail ; insanların onun hakkında düşüncelerini umursamayan , aristokrat ailesinden ayrılıp kendi yolunda yürümek isteyen, vakit buldukça kendini geliştiren, erdemli ,kalbinde kötülük bulunmayan bir insan... Her şey Adrien'in çocukluğundan beri gitmeyi hayal ettiği Mısır'a yolculuğuyla başlar . Adrien ; İstanbul , Kahire , Beyrut ve Şam da yeni insanlarla tanışır, onların hayatına konuk olur ,yeni dostlar edinir . Bunlar olurken bizler onun aslında insanlardan kaçtığı halde insanlara ihtiyaç duyan ve yalnızlığa tahammülü olmayan biri olduğu ,kendisinden kaçıp ve kendisiyle muhabbeti pek de iyi olmayan bir insan olduğunu anlarız. Adrien insanları ve hayatı çok sevmesine , Mihail gibi bir dostu olduğu için mutlu olmasına rağmen : Mihail eski Mihail değildir ve insanlar sürekli rekabetin ve paranın peşinde koşarken hayatı kaçırırlar. Adrien, kendisini anlayan birini bulamaz . Etrafında Musa , Mihail veya bir başka dost bildiği insan olsa bile kendini hep yalnız hisseder. Yazar, gerçek hayatta da yalnızlığına dayanamayıp intihar girişiminde bulunmuştur . Adrien ile Mihail arasındaki dostluk, Mihail çok değişse bile yine eskisi gibi çok kuvvetli kalır ve okurken bu dostluğa imreniriz . Kitap bizde gezme isteği uyandırır . Baş karakter Adrien, kendime pekçok yönden benzettiğim, çok yakın bulduğum , ortak dertlerimiz olan bir karakter . Bende gezme isteği uyandıran maceraları birde bana çok benzeyen birinden okumak gerçekten harikaydı. İçerisinde bolca aforizma niteliğinde sözler bulabileceğiniz bu eşsiz kitabı bir an önce okumanızı tavsiye ediyorum.
kamera
Akdeniz
kamera
Panait Istrati
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.3/10 · 1.135 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;