“Davranışlarımızı buradaki basit ölçülere dayandırmaktansa ahiret ölçülerine dayandırmak her halde daha iyidir.Hiç olmazsa insan başarısızlıklar yüzünden huzursuz olmaz,daima zamanın sonsuzluğunu göz önünde bulundurur ve mazeretleri kendi dışındaki nedenlerde arar.Böyle düşünen insanın kendi kaybı daha az önemli olur.Acı da insan da bugünkü günde uykulu,parıltılı bir vurdumduymazlık içinde sürüp gider.Tıpkı deniz gibi.İçinde durmadan meydana gelen sayısız ölümlere acımaz deniz.”
“Unuttuğumuzu sandığımız her şey,unutulmuşluğun karanlığından çıkıp tekrar geri geliyor ve hiç kimseye ait olmadıklarını düşündüğümüz anda tekrar bizim oluyor.Onlara ihtiyacımız olmadığı halde önümüzdeki eski varlıkları ile parıldayarak bizi hatırlamaya zorluyor,ihanetimiz yüzünden bizden intikam alıyor,bizi yaralıyor.”
“Tek başlarınayken kullandıkları dilden farklı bir dili vardır insan yığınlarının. Arıların vızıltısına ya da ulumaya benzeyen bu dilde kelimeler kaybolur; toplu bir sesleniş kalır; bireysel duygulanmalar gider; tehlikeli,
ortaklaşa duygular kalır.”