Meşa Selimoviç

Derviş ve Ölüm yazarı
Yazar
8.3/10
508 Kişi
2.620
Okunma
153
Beğeni
14,4bin
Görüntülenme

Hakkında

26 Nisan 1910′da Bosna’nın Tuzla kentinde doğmuştur. Selimoviç, yetişme döneminde Andersen’den Charles Dickens‘a, Dostoyevski‘ye kadar birçok ünlü yazardan beslenmiştir. Beslendiği bu yazarlar içerisinde özellikle Dostoyevski’nin fazlaca etkisi altında kaldığı görülür. 1930 yılında Belgrad Üniversitesi Felsefe Fakültesi’nde, Sırp Dili ve Yugoslav Edebiyatı eğitimi almıştır. Üniversite eğitiminin ardından öğretmenliğe başlayan Meşa Selimoviç, Halk Kurtuluş Hareketi’yle iş birliği yaptığı gerekçesiyle, 1942′de, kız kardeşi ve ortanca kardeşiyle birlikte, Hırvat faşist güçleri tarafından tutuklanmıştır. Dört aylık hapishane hayatının ardından delil yetersizliği sonucu serbest bırakılmıştır. ‘Çember’ adlı son romanını tamamlayamadan 11 Temmuz 1982′de Belgrad’da vefat eden Selimoviç’in bugün özellikle ‘Kale’ ve ‘Derviş ve Ölüm‘ adlı eserleri dünyaca üne sahiptir.
Tam adı:
Mehmet Selimoviç, Mehmet Meşa Selimoviç
Ünvan:
Yazar
Doğum:
Bosna, 26 Nisan 1910
Ölüm:
Belgrad, Sırbistan, 11 Temmuz 1982

Okurlar

153 okur beğendi.
2.620 okur okudu.
102 okur okuyor.
1.378 okur okuyacak.
98 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 67.9
Erkek% 32.1
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Her şeyi yalnız yapıyorum, evi temizliyorum; etrafimin düzenli olmasını seviyorum, kendime yemek hazırlıyorum; insan çalışınca yemek yemek zorunda. Çamaşır yıkıyorum; üstümdeki her şeyin temiz olmasını isterim. Bağı çapalıyorum, suluyorum ve buduyorum; hepsini zamanında ve hâlâ çalışabilecek durumda olmanın mutluluğuyla yapıyorum. Söylenmiyorum, şikayet etmiyorum (buna neden ihtiyacım olsun bilemiyorum) ama insanlar benim böyle huzurlu ve neşeli olmama sanki bunda yanlış bir şey varmış gibi şaşırıyorlar. Bense onların anlayışsızlıkla zaman kaybetmelerine şaşırıyorum, hayatlarını yaşasalar daha iyi olurdu. Fakat bunu onlara söylemiyorum. İnsanlar kendilerine gerçeklerin söylenmesinden hoşlanmıyor. Bense kurtulmaları mümkün olan dertlerle meşgul oldukları için onlara üzülüyorum. Zaten kurtulamayacağımız türden yeterince dert var.
Sayfa 185
İnsanlar ne kadar noksan. Her konuda! Yalnız yaşayamıyorlar ve ancak bir bütünün yarısı olabiliyorlar. Diğer yarılarının arayışı içindeler ve bunu bir kadında, bir insanda ya da yalanda arıyorlar. O da diğer yarısına ihtiyaç duyuyor lakin onun hakkında hiçbir şey bilmiyordu.
Sayfa 93
Reklam
Reklam