KALE, Sultan 1.Abdülhamit devrinde Osmanlı'nın Hotin'e yaptığı sefere( Bu seferle kastedilen Hotin savaşı değil, Hotin'de yapılan ama adı Hotin olmayan bir savaş) katılan Saraybosna'lı genç,öğretmen ve şair Ahmet Şabo'nun, savaş sonrası, sözde barış içinde yaşayacağı bir zamanı anlamasını ne şekilde zorlaştıracağına şahit olacağımız, savaşta oluşmuş bilincinin, memleketi olan (O zamanlar Osmanlı'nın bir vilayeti ) Saraybosna'ya dönmesiyle karşılaştığı hayata, adapte olmasına, hayatı çözme çabasına, yaşadığı zorlukları atlatmasına nasıl engel olduğunun ve nasıl ayak uydurmasını engllediğinin anlatıldığı ve bundan yola çıkarak tekrar hayata nasıl bir anlam vermesi gerektiğinin arayışını, bu ve bunun gibi konuların irdellendiği bir roman.
Kaybedilen bir savaştan kurtulan birkaç kişiden biri olan Ahmet, savaş sonrası döndüğü memleketinde, ailesini, sevdiklerini, neredeyse her şeyini kaybettiğini öğrenmesiyle boşluğa düşer ve düştüğü boşluğun ardından, hayatının çıraklık döneminde savaşa gidip savaşın biçimlendirdiği bilinciyle, barış içinde yaşanan bir zamanı anlamaya, hayatına ve dünya görüşüne bir biçim vermeye çalışır.
Birçok zorluk yaşar tabi bunu yaparken.
"Savaş acımasız, ama tıpkı hayvanlar arasındaki gibi dürüst bir mücadeledir. Barış içinde yaşamaksa, acımasız bir savaştır, ama tıpkı insanlar arasında yürütülen savaşlar gibi dürüstlükle alakası yoktur."
Kitapta geçen bu alıntıda belirtildiği gibi,savaş ve barışın ayrı dönemler ve her dönemin dayattığı bir dünya görüşünün olması, bu dönmelere ait bakış açılarının birbirinin ikamesi olamayacağı gerçeğini fark edemeyen Ahmet'in bu farkındalığa ulaşamamasının yaşattığı zorluklara şahit oluyoruz kitap boyunca.
Ahmet'in bu zorluğu yaşamasının nedeni, bilincinin; hayatının daha ilkbaharındayken katılmış olduğu savaşın