Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
Aralık 2020
Yayınevi:
Ketebe Yayınları
Orijinal Adı:
Ostrvo
ISBN:
9786257854986
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Biriktirdiğimiz hayalleri bozdurabileceğimiz bir ada var mı?
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2020 75. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2020 20:59
Herhangi bir beklenti içine girmeden elime aldığım bu eseri okurken, senkronize bir şekilde bir evin çatısına tüneyen güvercinler gibi benim de zihnimde düşünce kuşları oradan oraya uçuşup durdular... İncelemeye başlamadan önce, bu ay bu eseri çok başarılı bir çeviri ve baskı kalitesi ile dilimize kazandıran Ketebe Yayınları 'na ve eserin kitaplığım ile buluşmasına vesile olan değerli dostum Selman Ç. 'ye ayrı ayrı teşekkür ederim. Kitap zaten başlı başına çok değerli bir hediye iken bir de okur olarak o kitapla bir bağ kurabildiyseniz hediyenin kıymeti birkaç kat daha artıyor... Bu anlamda 2020 okuma yolculuğumun son durağında böyle harika bir kitaba denk geldiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum... O halde vakit kaybetmeden zihnimdeki güvercinleri kelimeler vasıtasıyla tekrar özgürlüğüne kavuşturmak adına ilk adımlarımı atabilirim... ------------------- Georges Perec'in 'Şeyler' adlı eserinde şöyle bir cümle geçer; “Çok şey vadeden ve hiçbir şey vermeyen bu dünyada gerilim çok fazlaydı.” Ada , işte bu cümlenin romana bürünmüş hali gibiydi. Kitabın baş karakterleri Ivan ve Katarina'nın hem kendi iç dünyalarında hem de dış çevrede yaşadıkları, o gerilime tutulmuş bir ayna gibi yansıtıyordu her şeyi... Hiçbir gizem, suç unsuru, cevapsız telefonlar ya da isimsiz mektuplar olmadan da, yani sadece yaşayarak, hem de dümdüz bir şekilde yaşayarak bu gerilimi hissetmeniz mümkün... Bunun için hayatın size vadettikleri ile verdikleri arasındaki mesafeyi, yani o uzun ve ıssız yolu adımlamanız yeterli... Buraya daha sonra dönmek üzere şimdilik bir virgül atıp, biraz kitabın yazarından ve yazım tekniğinden bahsetmek istiyorum. Meşa Selimoviç Bosna Hersek doğumlu ama
Edebiyat
AdaMeşa Selimoviç · Ketebe Yayınları · 2020216 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2026 11. kitabı
Hızlı da gitsen yavaş da gitsen, aslında varacağın yere hep erken varmış olacaksın.” Meša Selimović’in Ada’sı, ilk bakışta bir yalnızlık hikâyesi gibi görünse de aslında insanın kendinden kaçamadığını anlatan derin bir iç yolculuk. Yalnızlık, insanlardan uzaklaşmakla başlamaz; kalabalığın ortasında, kimseye değmeden yaşamakla başlar. Şehirde bulamadıkları o sahici bağı adada da bulamazlar. Mekân değişir, ama insanın içindeki mesafe değişmez. Hatta en yakınında olanla bile tam anlamıyla temas edememek, yalnızlığın en ağır biçimine dönüşür. Geçmiş, yaşlılığın omuzlarında taşınan bir yüke dönüşür. Gelecek ise artık bir ihtimal değil, yavaş yavaş silinen bir hatıradır. Çünkü hayali olmayan insan, geçmişte yaşamaya mahkûmdur. Ama yine de…İçinde hâlâ bir arzu kalmışsa, umut da vardır. Roman boyunca karakterler yalnızlıkla, fakirlikle, yaşlılıkla ve ölüm korkusuyla yüzleşir. Başta direnirler, kaçamazlar; sonra yavaş yavaş kabullenirler. Zamanla kavga etmeyi bırakırlar. Hayatın ve ölümün kendi sırasıyla ilerlemesine izin verirler. Ve tam her şey bittiği sanılırken, insanın içinde küçük bir kıpırtı yeniden doğar: Güç. Arayış için güç olduğu müddetçe hiçbir şey sona ermiş değil. Peki ne bulacak ? Her şeyi. Biraz daha aramak gerek. Belki de insan, hiçbir zaman tamamen tamamlanmaz.Belki de bütün mesele, varacağımız yeri bilmeden yürümeye devam edebilmektir. Ve belki… aradığımız şeyi en son, en sessiz yerde bulacağız. Kitap tavsiyedir efendim.
AdaMeşa Selimoviç · Ketebe Yayınları · 2020216 okunma
Kendi adasında mahsur kalanlara
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 57. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2020 23:08
Meşa Selimoviç... Bosna'nın en önemli yazarlarından biri. Gerçi yazar kendisini "Sırp yazar" olarak tarif ediyor. Bazı kişiler Derviş ve Ölüm romanına istinaden kendisine Yaşar Kemal benzetmesi de yapmış. Şu açıklamasını okuduktan sonra ve Bosna-Sırp meselesi ve bu konudaki düşünce yapısı itibariyle bana da Yaşar Kemal'i andırdı. “Müslüman ailedenim, ama milletim Sırptır. Yazar olarak da Sırbım. Yazılarım ve yapıtlarım ise Bosna Hersek’e aittir. Her iki topluma bağlı olduğumu gizleyemem, ama bu benim özel hayatımdır. İnsanlar bu durumu farklı yorumlayabilirler. Benim yüzümden başkalarının zarar görmesini tabii ki istemem. Anayasada da şöyle belirtilmiyor mu? Toplumda; özgürlük, düşünce, ırk, dil, din ayrımı yapılmamalı. Eğer benim bir hatam varsa, diğerleri neden çeksin? Beni var eden dinime ve hüviyetime bağlı kalmak kadar doğal ne olabilir? Bu iki şeyi birbirinden ayırmaya kalkan olursa, sanırım Anayasa’nın bana verdiği özgürlüğe karşı gelmiş olacaktır.” Derviş ve Ölüm romanını okumadım ama bu kitabından sonra kesinlikle onu da okuyacağım. Yazarın ülkemizde büyük oranda Derviş ve Ölüm romanıyla ön plana çıkmış olması bizdeki çeviri eksikliğinden de kaynaklanıyor sanırım ama Ketebe Yayınları ilk önce öykülerinin yer aldığı Kızıl Saçlı Kız sonra da Ada romanını Türkçemize kazandırarak önemli bir işe imza atmıştır. Ufak çaplı da olsa yazardan bahsettikten sonra yavaş yavaş kitaba geçelim. Kitapta iki ana karakterlerin bir nevi iç dünyasına yolculuk yapıyoruz. İç dünya deyince de akıllara hemen Dostoyevski geliyor. Evet yazar da kendisinden oldukça etkilenmiştir. Kitapta da ahlak konusu ele alınınca Dostoyevski'ye atıfta bulunuyor. "Dostoyevski der ki: "Hayır! Güce dayalı ahlak, etik değildir.
Edebiyat
AdaMeşa Selimoviç · Ketebe Yayınları · 2020216 okunma
Yaşam ile Ölümün Bilinmeyen Bir Adada Valsi
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 70. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2020 17:08
Bir kitabı okurken ondan tatmin olabilmem için ya beynimi Blanchot'nun kitabında olduğu gibi komple yakması #98036793 ya da bu eserde olduğu gibi anlatımıyla etkilemesi gerekli. Ada romanı, çok fazla süsü olmayan, sade ama etkili diliyle üslubu olgunlaşmış bir yazar anlatımının, ne kadar başarılı olabileceğini bana gösterdi. Salt bir romancı olarak değil öykücü olarak da oldukça başarılı olduğunu bu eserinden anlayabiliyoruz. Ada, aslında bir roman ama bölüm bölüm işlenmiş, her bölümde yeni bir öyküyle bizi karşılayan, bazen bugünü bazen de geçmişi tam bir hikayeci üslubuyla aktaran bir kitap. Yazar, adını sonradan İvan ve Katarina olarak öğrendiğimiz çocukları şehirde olan iki yaşlı çifitin bulundukları adadaki hayatlarını anlatmaya bir diyalog metinle başlıyor. Daha sonra bu isimlerin, zamanın belli olmadığı akış yavaş yavaş hayatla haşır neşir olmaya, adeta ete kemiğe bürünmeye başlıyor. Önce çocuklarının hayatına, sonra otuz beş yıllık evliklerinin başlangıcına gidiyoruz. Bu zaman içindeki gidiş gelişlerle birlikte bir de Ada'nın içinde devam eden yaşlılık ve fakirlikle cebelleştikleri bir hayatın anlatımı da görüyoruz. Ada'nın içindekiler her şeye kayıtsız, gergin, güçleri hiçbir şeye yetmeyen, doğanın kendisiyle baş başa sıradan insanlar. Modern hayatın acımasızlığından kaçıp buraya sığınmış olan İvan ve Katarina arafta kalmış iki yaşlıdır. Ne tam buraya aitler ne de göz açıp kapanıncaya kadar değişmiş modern yaşama. Yazar, karakterleri o kadar başarılı bir şekilde oluşturmuş ki bir yerellikten çok global dertlerin var oluşunu görüyoruz. Yani isimleri İvan ya da Katarina yerine bambaşka bir coğrafyadan Peter ile Maria olsa da pek bir şey değişmeyecekmiş gibi anlatım söz konusu. Yaşam, ölüm, zamanın boşa gitmesi, modernizmin
Edebiyat
AdaMeşa Selimoviç · Ketebe Yayınları · 2020216 okunma
Ada ve Adaş
8/10
·200 syf.·
2020 89. kitabı
Ada / Zdrovo, Meşa Selimoviç'in okuduğum ikinci romanı oldu. Daha önce Derviş ve Ölüm'ü okumuştum. Derviş ve Ölüm, Yugoslav edebiyatının daha özelinde de Bosna edebiyatının başyapıtlarından birisiydi. Ağır işleyen, üst düzey bir edebi eserdi. Orada Selimoviç, haksız yere idam edilen ağabeyinin kendisinde bıraktığı duygular üzerinden bir roman oluşturmuştu. Ada, orijinal adıyla Zdrovo'ya gelmeden önce biraz Selimoviç'ten bahsetmek lazım. Tam adı Mehmet -Meşa- Selimoviç'tir. Meşa onun adının kısaltılmışı, lakabı... Slav halklarında bu tür lakaplar oluyor. Meşa Selimoviç yahut Mehmet Selimoviç olarak bilinen yazar, 1910'da Bosna'nın Tuzla şehrinde dünyaya geliyor. Boşnak bir ailenin çocuğu, Müslüman kökenleri olan bir kişi fakat kendisini 'Yugoslav' olarak tanımlıyor. Doğal olarak öyle çünkü o zamanki Yugoslavya'da yaşıyor. Neden anlatıyorum? Çünkü Yugoslavya çok etnik yapılı, çok dinli hatta kısmen dinsiz bir ülkeydi. Nitekim Selimoviç, Derviş ve Ölüm'de Boşnaklar üzerinden romanını anlatırken Ada'da ise -kuvvetle muhtemel- bir Hırvat aile üzerinden devam ediyor. Hırvat olması şundan dolayı olabilir. Çünkü roman bir adada geçiyor. Ada denilince de eski Yugoslavya'da elbette Adriyatik Denizi ve Adriyatik kıyıları akla geliyor. Orada pek çok etnik grup olmakla birlikte ağırlıklı olarak Hırvatlar yaşıyorlar ve onlar Katolik kökenli. Bunu nereden anlayabiliriz? İsimler... Roman kahramanlarının baktığımızda İvan Mariç ve eşi Katarina Mariç... Bunlar Hırvat ismi gibi görünüyor. Aslında Sırp ismi de olabilir fakat romandaki bir sahne... Eczacı Rujic'in kendisi aldatan karısıyla boşanmalarına izin vermemesi, onların bir Katolik nikahı ile bağlı olduklarını göstermesi açısından bir işaret sayılabilir. Ancak dediğim gibi bir Ada, daha doğrusu pek çok adanın olduğu bir
Edebiyat
AdaMeşa Selimoviç · Ketebe Yayınları · 2020216 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2022 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2022 02:18
Kitabı hiç bir tavsiye olmadan, aldığımda bu kadar etkili olabileceğini düşünmedim. Tek referansım arka kapak yazısı oldu. Yazar, İvan ve Katerina karakterleri üzerinden, insanın hayallerini, ölen tutkularını, evliliği, toplumun kanayan yarası iletişimsizliği, yaşlılığı o kadar güzel anlatmış ki bir anda kendinizi romanın içinde buluyorsunuz. Hatta yaşadığımız toplumda aynı durumları defalarca görüyoruz ve hiç yabancılık çekmiyoruz. Toplum ve insanlar ile ilgili olarak her şey en dip olumsuzluk şeklinde anlatılmış, kitabın bir bölümünde genç üniversite öğrencisinin konuşması ile aslında bu sorunların çözümü yazarın kendisinde belirtilmiştir. İnsan ve toplumun bir arada bu kadar uyum içinde anlatıldığı, karakterlerin geneli bu kadar güzel yansıttığı, yaşadığım toplumu (yazar her ne kadar Boşnak olsada) bu kadar güzel anlatan bir kitap okumadım. İşin özeti “Yazar bizi bize anlatmış, kendi çözümünü de yazmış.” İsteyen kitaba kendinden bir şeyler koyabilir. Okuyacak herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim.
AdaMeşa Selimoviç · Ketebe Yayınları · 2020216 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2021 73. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 20:23
“İnsan insanın engelidir.” Sayfa 121 Selam️ Meşa Selimoviç “Ada”… 1910 Bosna-Hersek doğumlu yazar, Belgrad Üniversitesi Sırp-Hırvat Dili ve Edebiyatı mezunu. Başlangıçta savaş temalı eserler kaleme alıp, sonraki çalışmalarında insan ve kader temasına yönelmiş. Ada da bu yönelimin ürünlerinden biri. İsimlerini kitabın yarısını geçtikten sonra öğrendiğimiz “Katarina ve İvan” bilinmeyen bir bölgede, yine ismini dahi bilmediğimiz adada yaşayan yaşlı bir çifttir. Aynı durum, zaman için de geçerli, eser esasen zaman ve mekân sınırlamasından azade. Bana göre birbirinden bağımsız da okunabilecek bölümler, kendi içlerinde çiftin ya da çifte yakın kişilerin (canlı) kısa öyküleri gibi, sanki birçok öykü toplanıp romanı inşa etmiş. Balkan edebiyatında alıştığımız etnik teferruattan uzak oluşu, eserin dilini daha duru ve evrensel kılmış. Tema insan olunca, insanın değdiği dokunduğu, insana değen dokunan, maddi manevi her duygunun hücumuna uğramak, hatta eşyanın enerjisini hissetmek benim hüzün kapılarımı zorladı. En çok “Ölüm” ve “Yaşlı Köpek” bölümlerini okurken burnumun direği sızladı.. Her okurun farklı bir tat alacağını düşündüğüm “Ada” keyifle okuyup tavsiye listeme eklediğim bir eser oldu. Adayı da bir yerden çok insan olarak kabul ettim, her insan yankısıyla ıssız bir ada. “Mutluluğumuz tüm benliğimizle, yaptığımız her şeyle kaim.” Sayfa 145 Saygılarımla
AdaMeşa Selimoviç · Ketebe Yayınları · 2020216 okunma
Ölçü
9/10
·196 syf.··
2021 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 00:40
Bir kitabın en mühim görevi bana göre okura sorular sordurması. Bu yüzden görevini layıkıyla yerine getiren Ada’nın bende bıraktığı izleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Zihnimde onlarca cümle uçuşup birbirine karışırken, bu salgın döneminde, sosyal bağlarımızın ne kadar önemli olduğunu da anlamaya müsait ruh halimle, kitap hedefini 12’den vurdu diyebilirim. Ketebe Yayınları oldukça iyi bir kitabı dilimize kazandırmış ve değerli Selman Ç. bana -muhtemelen fark etmeyeceğim- bu kitabı hediye ederek kitaplığıma bir değer daha katmıştır, teşekkür ediyorum. Elime kalem aldıran kitapları ayrı bir kıymette görüyorum. Çünkü bu benim için; okuru harekete geçirmek, onu rahatsız etmek, sorgulatmak, bazen bir sancı vermek ve sonucunda aydınlığın doğmasına vesile olmak anlamına geliyor. Kalemimle zihnim aynı hızda olsaydı eğer daha fazla düşünceyi not edebilirdim; lakin şimdi yakalayabildiklerimle yetineceğim. *** İhtiyaçlar ve Okumak İnsan, ihtiyaçlarının çokluğu ile yaşar. Fiziksel ve psikolojik olarak ayırdığımız bu ihtiyaçlarda, hepimizin bildiği gibi öncelik bedenimizin ihtiyaçlarıdır; doymak, ısınmak, su içmek vs. Örtünmek ve barınmak güvende hissettirir, doyunca başımızı kaldırır ve dünyayı algılarız. Peki, ısındık-doyduk, bitti mi? İnsan için sohbet, bülbül için ötmek gibidir; bülbül güle olan aşkını şakımasa ölürmüş. İnsan da duygularını paylaşamasa zaman içinde ölüyor. Ruhu doymamış ve artık açlığının ıstırabı kalbini kavuran insanlar, derin bir ümitsizliğe düşerler. İki lokma ekmeği bölüşmek, bir tas çorbayı dahi birlikte içmek güzeldir. Gözden göze akan enerji o kadar değerlidir ki yeter ki biri görsün bilsin diye bugün sosyal medyada fotoğraflar uçuşmakta. Bencilce de olsa dostça da olsa insan görülmek, bilinmek, var olmak
Aile
AdaMeşa Selimoviç · Ketebe Yayınları · 2020216 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2021 13. kitabı
Ağır bir piano resitalinde, tekin bir sessizlik ada yaşamı dediğin... Uzak ama sukuneti o sessiz tuşlarda bulduğun bir huzur misali yaşlı çiftimiz Ivan ve Katerina'nın yaşamına konuk oluyoruz. Yaşam, hepimize farklı bir güzergâh sunar. Bu çiftimizinde en az sen ben gibi sıkıntılara göğüs gerişi ya da yer yer tıkandıkları o çileli süreci onlar anlatırken kulak misafiri oluyoruz. Onları tanıdıkça kimisine derman olma kimisine olamama halerimiz oluyor. Gençliklerinden yaşlılıklarına uzayan ilişkiler, beklentiler, dostluklar, üzüntüler ve buruk mutluluklar bizlere tanıdık gelecek. Bu güzel eseri okurken Balkan edebiyatına koca bir selam vermeyi unutmayın. Şahsen bana iyi geldi. Eminim sizlerede iyi gelecek. Okur, kapa gözlerini... Tam şu an bir yaşam akıp geçiyor olacak zihninde. Belki Ivan'nın belki de senin, kim bilir? #ada #ostrvo #mesaselimovic #ketebeyayınevi
Roman
AdaMeşa Selimoviç · Ketebe Yayınları · 2020216 okunma
7/10
·200 syf.··
2022 73. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2022 13:50
"Balkan edebiyatının önemli isimlerinden Meşa Selimoviç’in gidemeyenleri, ızdırapla hatırlayanları, çılgınca özleyenleri, akıbetini öfkeyle bekleyenleri, kabullenemeyenleri anlattığı Ada" diye geçiyor kitabın tanıtımı. Konu başlıkları tanıtım bültenleri ile uyuşuyor. Kitap özellikle orta bölümden sonra akıcı bir hâl almaya başlıyor. Adada yaşayan bir karı kocanın hayatı konu edinmekle birlikte, burada güzel psikolojik tahliller de yapılmış. Yazarın Derviş ve Ölüm kitabı gibi bir başyapıt ortaya çıkarmadığı çok açık belli olsa da Selimoviç kalemini sevenlerin okumasını tavsiye ederim. Herkese bol istifadeli okumalar dilerim
1000k
AdaMeşa Selimoviç · Ketebe Yayınları · 2020216 okunma

Yazar Hakkında

Meşa SelimoviçYazar · 6 kitap
26 Nisan 1910′da Bosna’nın Tuzla kentinde doğmuştur. Selimoviç, yetişme döneminde Andersen’den Charles Dickens‘a, Dostoyevski‘ye kadar birçok ünlü yazardan beslenmiştir. Beslendiği bu yazarlar içerisinde özellikle Dostoyevski’nin fazlaca etkisi altında kaldığı görülür. 1930 yılında Belgrad Üniversitesi Felsefe Fakültesi’nde, Sırp Dili ve Yugoslav Edebiyatı eğitimi almıştır. Üniversite eğitiminin ardından öğretmenliğe başlayan Meşa Selimoviç, Halk Kurtuluş Hareketi’yle iş birliği yaptığı gerekçesiyle, 1942′de, kız kardeşi ve ortanca kardeşiyle birlikte, Hırvat faşist güçleri tarafından tutuklanmıştır. Dört aylık hapishane hayatının ardından delil yetersizliği sonucu serbest bırakılmıştır. ‘Çember’ adlı son romanını tamamlayamadan 11 Temmuz 1982′de Belgrad’da vefat eden Selimoviç’in bugün özellikle ‘Kale’ ve ‘Derviş ve Ölüm‘ adlı eserleri dünyaca üne sahiptir.