Hakikati bulduktan sonra; sorgusuz sualsiz insanı harekete geçiren tek dürtü olduğunu, onun da kişinin kendi ruhunu rahatlatmak olduğunu ve insanın sadece bir makine olduğunu ve kişisel fazilet diye bir şeyden bahsedilemeyeceğini anladıysak, elbette benim daha fazla hakikat arayışına girmeyeceğimi da anlarız.
Belki de aklının senin hizmetinde olduğunu ve emirlerine uyacağını, düşünmesini emrettiğin şeyi düşüneceğini, durmasını istediğin zaman da duracağını düşünüyorsun. Çalışmayı seçtiğinde, bir an için bile durması mümkün değildir.