Çünkü onlar tabiî afetler söz konusu olduğu zaman bunun bizim dinî tavırlarımızla hiç alâkası olmadığını iddia ediyorlar. Yani başımıza bir belâ geldiği zaman, tabiî afetle karşılaştığımız zaman, inanç sahibi olmayan insanlar diyorlar ki; bu tabiatın kendi mantığı içinde cereyan eden bir şeydir, burada Allah’ın bize şöyle ya da böyle davranmak konusunda hiçbir söylediği yoktur. İnanç sahibi olmayanlar bunu iddia eder.
İslâmiyet ruhumuzda bir çıkış, bir dağılış, bir parçalanış görüntüsü arz etmez. İslâmiyet ruhen sahip olunan ufuklar itibariyle, her zaman bir giriş, bir toparlanış, bir bütünleme görüntüsü arz eder. Bizim günahlardan tövbe etmemiz, Rabbimize ibadet ve hamd etmemiz, bu toparlanışımızın kendimize çekidüzen verişimizin belirtileridir.