İleri derece beyin tümörü olduğunu öğrenen bir postacının hayatının son bir haftasına misafir oluyoruz kitapla.Postacımız, çok anlamsız ve pişmanlıklarla dolu bir hayat yaşamış olduğunu, bu şekilde de son nefesini vereceğini düşünürken şeytan, karşısına çıkıp bir anlaşma öneriyor. Bu anlaşmaya göre dünyadan yok edilecek bir varlık karşılığında postacımızın hayatına bir gün daha eklenecektir. Başlangıçta bu öneri çok cazip geliyor hatta çok uzun yıllar bile yaşayabileceğini varsayıyor karakterimiz. Çünkü dünyada bir çok ıvır zıvırın olduğunu ve bunların yok olmasının kimseyi etkilemeyeceğini düşünüyor.Ancak birşeyler yok oldukça önemsemediğimiz şeylerin bile hayatımızda ne kadar yer ettiğini postacıyla beraber öğreniyoruz.Bu yok oluşlar içinde postacının kendi hayatının anlamını bulmaya çalışmasına, kalp kırıklıklarını tamir etme uğraşına ve tüm bunları yaparken bocalamalarına şahit olurken, kedilerle ilgili birkaç bilgiyi de araya sıkıştırıyoruz. Ayrıca "Kazanmak için kaybetmek zorundasın. " cümlesinin anlamını kitapla beraber daha iyi anlıyoruz.