Ayhan Ateş

Ayhan Ateş
MEB Fen Bilimleri Öğretmeni
Selçuk Üniversitesi
Mersin
41 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
8/10
·632 syf.··
2026 5. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:56
İki büyük gücün Orta Asya'nın en ulaşılmaz en ıssız yerlerinde bile birbirlerine karşı yürüttüğü bir casusluk mücadesinin içinde buluyorsunuz kendinizi Büyük Oyun ile.Bu oyunun oyuncuları ise bir yanda sürekli Asya'ya ve doğuya doğru her yıl binlerce-milyonlarca km² yayılan Rusya, diğer tarafta ise Hindistan sömürgesini elinde tutmak için her şeyi yapmaya hazır olan İngiltere. Kitapla benim açımdan bir çok yeni bilgi öğrendim diyebilirim.Bunlar arasında Rusya'nın Hindistan üzerinde ki emellerinin olduğu ve Rusya'nın bu kadar çok toprağı nasıl fethettiği bilgileri var. Birbirlerinden ne kadar nefret etselerde 1700lü yıllarda başlayıp yaklaşık 200 yıl süren bu oyunda iki güç doğrudan birbirleriyle hiç savaşa girmiyorlar. Zaten öyle olsaydı gizli savaş tabiride kullanılamazdı. Olaylar hep casusluk, kandırmaca, yerel hanları destekleme ya da tahttan indirme, ticaret ve alicengiz oyunları ile gerçekleşiyor. Okurken çok belirgin olmasa da İngiliz tarafına olan ılımlı bakışı hissedebiliyorsunuz.Yazarın İngiliz olması bu durumu açıklıyor.580 sayfalık kalınca ve büyük bir kitap olsada olayların gelişimi size kitabı okutturuyor.Beğendiğim tarih kitaplarından biri oldu diyebilirim.
Büyük OyunPeter Hopkirk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214 okunma
Reklam
7/10
·368 syf.··
2025 13. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 12:55
Postacı kız(Değişim Rüzgarları) ,Stefan Zweig'in öldükten sonra basılan kitaplarından biri. Zweig, 1.Dünya savaşından çıkmış olan halkın yaşadığı fakirlik, ümitsizlik, statü farklılığını yani genel olarak sosyolojik durumu Christine karakteri üzerinden net ve acı gerçeklerle anlatmış. Kitaba ikinci yarısında dahil olan Ferdinand üzerinden ise savaşın insanların ruhlarında bıraktığı yaraları tanıma şansınız oluyor. Hayal kırıkları çok fazla iki yüreğin birbirini tanıması ve anlaşması çokta zor olmuyor tabi ki. Christine,Avusturyada küçük bir köyde postacı olarak çalışmakta ve kıt kanaat geçinmekte, sıradan bir hayat yaşamaktadır.Böyle bir hayatı ne kadar devam ettirebileceğini düşünürken çok zengin olan teyzesi onu bir tatile davet eder. Bu kısa tatille hayal bile edemeyeceği zenginlerin dünyasına adım atar.Daha önce haberi dahi olmadığı şatafatlı dünyanin büyüsüne kısa sürede kapılır. Ancak her güzel şey gibi bu büyüde kısa sürede sona erer. Tekrar eski hayatına döndüğünde bu zengin yaşam tarzı aklından bir türlü çıkmaz, eskisi gibi yaşayamaz.Chrsitine ile fakirliğin insanlar üzerinde yarattıığı etkileri dibine kadar hissediyorsunuz.Hangisi daha kötü bilemiyorum hayal bile edemeyeceğimiz bir yaşam tarzından hiç haberdar olmamak mı? Yoksa bu yaşam tarzını bilip buna hiç sahip olamayacağını bilmek mi? Kitabın sonu ise tıpkı yazarın yaşamı gibi sanki yarım kalmış hissettiriyor. Kitapta bundan sonra ne olacak diyorsunuz ama asıl anlatılmak istenen o ana kadar yaşananlar ve gerçekleşen değişimler.Ve yine söyleyebilirim ki Stefan Zweig'in o karamsarlığı kitaba hakim.
1000Kitap
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,017 okunma
9/10
·224 syf.··
2025 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2025 14:38
"Rüya gecenin akvaryumudur. " Bilim-kurgunun ünlü kalemlerinden Ursula Hanım'dan yine felsefe ve bilim-kurgunun iç içe geçtiği güzel bir kitap.George, gördüğü rüyalarla Dünya'yı ve gerçekliği değiştirebilen birisidir. Her ne kadar bir çoğumuz bunun süper bir yetenek olduğunu düşünsek de George, bu yetenekten hoşnut değildir. Çünkü her rüya gördüğünde farklı bir dünyaya uyanmak ve belki de bir Tanrı rolüne bürünmek istemiyor.Yaşadığı uyku sorunu, ünlü psikiyatrist Dr. Haber'le yollarının karşılaşmasını sağlıyor. Doktorun hipnoz yöntemiyle, George'un bu yeteneğini iyi amaçla kullanmaya çalışıması beklenmeyen bir sürü sorun doğurur. Örneğin ırkçılığın bitmesi için bir rüya telkini sonucu tek tip insanların olduğu bir dünya oluşur. Ancak bu dünya beklenilen gibi değildir. Renksiz, hareketsiz, zevksiz bir dünyadır. Bunun gibi iyi niyetli rüya girişimileri salgın, uzaylı istilası gibi tatsız olaylarla sonuçlanır. George'un gerçek aşkını kaybetmesi uğruna tüm bu olaylara bir çözüm bulma arayışını ,bunun yanı sıra yazarın hırs, dostluk, vicdan gibi kavramları da olay örgüsüne işlediğini görüyoruz.
Rüyanın Öte YakasıUrsula K. Le Guin · Metis Yayıncılık · 20201,474 okunma
8/10
·456 syf.··
2024 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2024 21:18
M. Ö yedinci yüzyılda Turan devleti dağıtılmış;obalar, boylar türlü hilelerle tutsak edilmiş ve birbirine düşürülmüştür. Bir Türk boyu olan Sakalar ise Tanrı Dağları'nda özgürlük mücadelesi vermektedir.Budun kendilerini bu durumdan çıkaracak bir kahraman beklemektedir.Bu kahraman ise Alp Er Tunga olacaktır.Savaşçılığının yanı sıra zekası ve savaş stratejisi ile günden günden adını duyuran bir kahraman olmaya başlamıştır Alp Er Tunga. Kitapla Çin, Medler, Tibet,Asur,Mısır gibi medeniyetlerin arasında sadece savaşarak değil Alp Er Tunga'nın diplomatik zekasını da kullanarak Turan birliğinin tekrar kurduğunu okuyorsunuz.Bir çok mücadeleye göğüs germiş bir yiğidin haince öldürülmesi ise aradan binlerce yıl geçse bile kanınıza dokunuyor. Kitabı bitirince yaşanılan bunca zorluktan sonra böyle bir Başbuğ'u yitiren halkın acısını ve yakılan ağıtın anlamını daha iyi anlıyorsunuz. Kutadgu Bilig’de “Alp Er Tunga” hakkında şu bilgi verilir: “Eğer dikkat edersen görürsün ki dünya beyleri arasında en iyileri Türk beyleridir. Bu Türk beyleri arasında adı meşhur ikbali açık olanı Tonga Alp Er idi. O yüksek bilgiye ve çok faziletlere sahip idi. Ne seçkin, ne yüksek, ne yiğit adam idi... "
Alp Er Tunga - Bozkırın Yenilmez KahramanıOrhan Yeniaras · Panama Yayıncılık · 2016229 okunma
6/10
·328 syf.··
2024 22. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2024 20:17
Her ne kadar İthaki yayınevi tarafından bilim kurgu klasikleri içine alınsada "Zamanın İçinde Bir Yer" bir bilim kurgudan çok romantik bir aşk kitabı.Çünkü bilimkurgu olabilecek tek kısım karekterin koşullanma yoluyla zaman yolculuğu yapması.Bu yüzden sırf bilimkurgu ibaresini gördüm diye benim gibi hemen atlamayın Kitabın konusuna gelince 1971 yılında yaşayan ve hastalığı yüzünden ömrünün sonuna geldiğini düşünen Richard, yaşamının bu son günlerinde oradan oraya savrulurken güzel ve eski bir otele gelir. Bu otelde kalırken sadece fotoğraflarını gördüğü 1890'lar da yaşamış ünlü tiyatrocu Elise adlı bir kadına aşık olur.Elise kendisinde bir takıntı haline gelir ve zamanda yolculuk fikrine kapılır. Yaptığı araştırmalar onu zihnin çok karmaşık bir yapı olduğunu sürekli aynı şeyi düşünerek zamanda yolculuk yapabileceği düşüncesine inandırır ve kendini bu şekilde 1896 da bulur. İşin ilginci ise Elise onu beklemektedir.Bundan sonrası ise güzel bir aşk hikayesi ve insanın içini ısıtıyor. Richard'ın bir türlü nereden geldiğini söylememesi beni delirtti.Sonunu söylemek istemiyorum ama aşkın bir kader ve arada 75 yıl olsa da yaşanması gerekiyorsa yaşandığını görüyoruz.
Zaman İçinde Bir YerRichard Matheson · İthaki Yayınları · 202492 okunma
Reklam