Postacı Kız

Stefan Zweig

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2020 14:23
Birinci dünya Savaşı öncesi başlayan hikayede, savaş yıllarında çocukluğu ve gençliği de abisiyle birlikte ölen zavallı bir kızın, dünyada yoksulluk ve çaresizlik dışında da hayatlar olduğunu öğrendiği ve buna artık tahammül edemediği durumlar anlatılıyor. Hayatında hiç görmediği teyzesine yapmış olduğu kısacık tatilde, hiç tatmadığı yiyecekleri tatmış, hiç sahip olmadığı kadar lüks kıyafetlere sahip olmuş ve genç bir kadın olmanın ne demek olduğunu yaşayarak öğrenmiştir. ipekler, inciler, pahalı yiyecekler... Artık tüm bunları tatmıştı ve yokluklarının ne demek olduğunu biliyordu. Eski hayatı eskisinden de korkunç bir hal almıştı ki O'nu tanıdı. Eski bir mahkum, asker, mezun olamamış bir mimar olan Ferdinant. Artık aynı dili konuştuğu biri vardı. Aynı şeyleri düşündüğü aynı hissettiği biri. Bu bir aşk değildi, sevgi ya da bağlılık da değildi. Bu sadece aynı sosyal statüye karşı iki farklı kafadan çıkan tek bir sesti. Bundan sonra ya birlikte batacaklardı ya da birlikte kurtulacaklardı. Psikolojik bir inceleme olarak başlayan daha sonra sosyolojik incelemeler içeren ve polisiye olmaya çalışan bir sonla biten bir kitaptı. sürükleyici ve akıcıydı.
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,023 okunma
Mutluluk İçimizde
8/10
·368 syf.··
2022 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2022 14:16
Stefan Zweig'in bana ders vermediği,düşündürmediği bir kitabı yok. Her defasında ben analiz yapıyorum kendi hayatımla ilgili. Acaba böyle olsa hayatım ne olurdu diye! Bunda da öyle oldu. Zengin olsam daha mutlu mu olurdum olsam da huzur getirir mi? Okumadan önce getirir derdım ama okuduktan sonra düşünmeye başladım. Yada fakirlik mutluluk getirmez ama yaşamamaya engel mi? Bu kitabı Stefan Zweig ölmeden son on yılını bu kitap üstünde çalışmış ama yayınlamamıştır. Yayınevi ölümünden sonra basına sürmüştür. Çok da iyi yapmış. Kitabın konusu Avusturya'da postane memuresi Christine adında genç bir kadın az maaşı ile annesiyle beraber tek başına geçinmeye çalışır. Bir gün zengin teyzesi ve eniştesi ona bir telgraf yollar ve onu İsviçre'ye tatile davet eder. O da kabul eder ve zenginlerin yaşam şekilleri, aşkları, karakterleri herseyi hayranlıkla izler o hayatı da iki hafta tadar. Ama bakalım güzel geçiyor mu gerçekten zengin hayatı! Kendi hayatına dönünce Christine kişiliği değişmiştir çünkü zenginlik hayatının rahatlığını tattığı için oraya özlem duyar. Tabi olaylar başka şekilde sonlanır o da okuyacak olanlara sürpriz. Buarada kitabın diğer ismi '' Değişim rüzgarı'' belirtmek gerek. Harika bir insan analizi. Siyasetten tutun da psikolojiye kadar bir sürü analiz var kitapta. İyi ki en sevdiğim yazarsın. Zenginlik fakirlik bence değil olay önemli olan yaşamak sırasında kendimizi yitirmemek. Ne demişti mutluluk yetinmeyi bilmektir. ⭐
Edebiyat
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,023 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2021 11:05
Stefan Zweig' in bu kitabı sanırım pek bilinmiyor. Ben de tesadüfen okudum ve yazarın kalemine hayran kaldım. Bundan önce Ayışığı Sokağı kitabını okumuştum hikayelerden oluşuyordu ve kısaydı bu yüzden ona kayıtsız kaldım diyebilirim ama bu roman benim için; ruh tahlilleriyle, olaylarıyla, karakterleriyle bir harikaydı. Kitabımız, posta memuresi olan Christine adlı kızın yıllardır görüşmediği teyzesinden, onu 2 haftalık İsveç tatiline davet eden bir telgraf gelmesi ile başlıyor. Ayrıca 1. Dünya Savaşı' ndan sonraki yılların Avusturyasını da gözler önüne seriyor. Konu bu kadar sanmayın sonrasında da bazı olaylar oluyor kitap hız kesmeden devam ediyor... Eğer yazarın kalemini daha çok tanımak isterseniz bu kitap çok uygun. İyi günler :)
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,023 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2021 22:39
Postacı Kız | Stefan Zweig Puanım: 5/5 ⭐ " Sanki... bir sokakta camdan bir kafede dans eden insanları izliyorum, ama müziği duyamıyorum, ritmi hissedemiyorum." " Bu veda değil, ölümün ta kendisiydi." " Mutlu insanlar kötü birer psikologdur. " YORUMUM Bugün kütüphanemde çok uzun süre arkada kalmaktan yıpranmış bir kitapla geldim. Çok belli olmuyor ama olsun. Stefan Zweig'ı kısa kitaplarıyla tanımış biri olarak 366 sayfalık bu eseri elime aldığımda ne bekleyeceğimden emin değildim. "Kendisi kısa eserleri yazarken oldukça başarılı bir isim, peki ya daha uzun bir kitabı yazarken nasıl olur?" Aynen bu soru vardı kafamda. Yanıtı aldım elbette ve yanıt çok olumluydu. Yazar öldükten sonra bu kitap gün yüzüne çıkmış ve kitabın sonu tamamen ucu açık bırakılmış... Devamı gelecekmiş gibi. Bir parçam yarım kalmış gibi hissettim. Keşke devamını okuyabilseydim. Yoksulluk, zenginlik, acı ve mutluluk. Bir taraf kahkahalar içinde gülerken bir taraf alacağı ekmeğin hesabını yapıyor ve bir taraf süslü süslü kıyafetler giyip pahalı yüzükler takıyorken bir tarafta onlara hayranlıkla bakıyor. Christine isimli karakterimiz fakirlikten bir süreliğine sıyrılıp zenginlerin o ihtişamlı dünyasına adım attıktan sonra birkaç günlüğüne de olsa hayatı değişti. Fakirlik onu tekrar ele geçirdiğinde ise hayatı hiç olmadığı kadar tepetaklak oldu. Bir tarafın tok ve bir tarafın aç olduğu bu dünyayı çok başarılı bir şekilde yansıtmış Zweig. Kendisinin o anlamlı cümlelerinden bahsetmeye gerek bile yok ama ben çok sevdiğim alıntıları bıraktım yine de. Herkesin okuması gereken bu eseri okumadan önce lütfen ucu açık bitirildiğini aklınızda bulundurun. Kendinize iyi bakın.
Edebiyat
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,023 okunma
10/10
·368 syf.··
2020 1. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2020 23:26
Stefan Zweig'in neredeyse bütün kitaplarını okudum ve en beğendiğim kitaplarından birisi Postacı Kız oldu. İnsan psikolojisini o kadar güzel aktarabilen bir yazar ki bir de buna mükemmel anlatımını ekleyerek okuru romana müthiş şekilde bağlıyor. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,023 okunma
7/10
·368 syf.··
2021 21. kitabı
Avusturya'nın küçük bir köyünde postanede memurluk yapan, annesi ile birlikte asosyal bir hayat suren Christine'nin teyzesinden gelen bir telgrafla hayatı altüst olur.İsveç Alplerinde lüks bir otelde kalan teyzesi bir süreliğine onu da otele davet eder. Otele gidince bambaşka bir hayatın varlığını keşfeder. Zengin bir yaşam onu müthiş etkiler. Tatil bitip köyüne döndüğünde artık hiç bir şey eskisi gibi olamaz.
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,023 okunma
8/10
·368 syf.··
2019 119. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2019 12:10
Yine umutsuzluk, korku, yine vazgeçiş.. Zweig.. her şeyin farkında olarak, bile isteye terkediyor bu dünyayı. Her eserinde O’nun yalnızlığını, iç çatışmalarını öyle net görüyorsunuz ki, bir yerden sonra kitapların edebi yönünü bırakıp, kendi eliyle yazdığı biyografisini okuyor gibi hissediyorsunuz. Gerçek çok ağır olduğu için eleştirme haddine bile giremiyorsunuz. Sanıyorum bu okuduğum 7. kitabı. Diğerlerine göre bir tık alt düzeyde kalmasının sebebi, sanıyorum sonunun boş bırakılması. Ana karakterimiz yoksul posta memuresi Christine. Son bölüme kadar merakla takip ettiğiniz hikayesi, sona gelince ucu açık bir şekilde bırakılmış. Yapmayı kabul ettiği şeyi gerçekten gerçekleştirecek mi yoksa ilk kararına mı dönecek? Kendimi karşıdan karşıya geçerken yolun ortasında bırakılmış gibi hissediyorum, şaşkın, ürkek, kararsız. Zweig hayranlarının okumak isteyeceği romanlardan biri.
Edebiyat
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,023 okunma
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2021 202. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2021 21:47
Bir daha emin oldum ki Zweıg müthiş bir psikolojik yazıyor. İnsan tahlilleri üzerine muazzam usta bir kalem. Kısa öykülerinden sonra okuduğum bu ikinci romanıylada karakter oluşturma , onu yaşatma , okuyucu zihninde içselleştirme ve duygu betimlemedeki canlılık yazarın en dikkat çeken yönleri bana göre. Konu fakir postacı kızın kendi dünyasının yavanlığının farkına varması ve kısa sürede olsa hayatın adil olmayan yönü yüzüne tokat gibi çarpınca , keşfettikleri ile artık o eski Postacı kız değildir ; tıpkı Sibirya ‘da esir düşmüş askerin ülkesine döndüğü andaki durumu gibi. İşte ortak acılar ve kaybedişler ile yolları kesişen , gençliğini yitirmiş iki insanın hedefi ne olabilir ki ? Cevap kitabın sonunda gizli elbette. Severek okuyacağınızdan emin olarak , gönül rahatlığı ile okumaya başlayın derim.
Edebiyat
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,023 okunma
9/10
·368 syf.·
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Stefan Zweig'in son kitabı olması nedeniyle oldukça vurucu bir niteliğe sahip.Her kitabında hissettiğim gibi keşke intihar etmeseymiş de daha çok eser kaleme alabilseymiş dedim.Bu kitabın sonu da adeta devamı gelebilecek şekilde arafta bırakılmış.Özellikle kitabın son 100 sayfasında içindeki karamsarlığı,intihar eğilimini,savaşa duyduğu nefreti hissedebiliyorsunuz.Hayatta;çıkmasından hiçbir mesuliyetinin olmadığı savaşın depresif dalgasıyla mücadele etmek zorunda kaldığını romanın kişileri aracılığıyla okuruna anlatıyor.Üslup olarak her ne kadar önceki kitaplarının gerisinde kalsada beni en çok etkileyen kitabıdır diyebilirim.
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,023 okunma
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Bu kitapta Stefan Zweig’ın insanın iç dünyasını ne kadar güzel çözümleyebildiğini anladım. Kitabın ucunun açık uçlu bitmesi moral bozucu olsa da kitaba bir özgürlük, özgünlük kattığı kesin.
Postacı KızStefan Zweig · Martı Yayınları · 20181,023 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.