Adı:
Postacı Kız
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057941350
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Urzeni
Baskılar:
Postacı Kız
Postacı Kız
Birinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında yaşanan vahşet ve sefalet yıllarından yorgun, fakir ve yitik bir genç olarak çıkan ve hayatı, hayatın anlamını, mutluluk kavramını sorgulayan yirmili yaşlarındaki Christine’in hayatı, Amerika’da yaşayan zengin teyzesinin tatil için geldiği Avrupa’daki pahalı bir otelde kendisiyle iki hafta geçirmeye davet etmesiyle birlikte alt üst olur. Otelde kalan zenginlerin mutlu ve dertsiz hayatı karşısında şoka giren Christine, teyzesinin sağladığı imkânlarla bu hayata katılarak sorguladığı kavramlara cevap bulduğunu zanneder. Bencil teyzesi tarafından tatili yarıda kesilerek aniden köyüne geri gönderilen Christine, sınıf farkının hayatında yarattığı çelişkiyle ancak öfkeye ve kabalığa sığınarak baş edebilir. O sırada tanıştığı, savaşta esir düşmüş ve kendisi gibi öfke ve nefret dolu Ferdinand’la birbirlerine âşık olurlar. Para yüzünden aşklarını yaşayacak bir mekân bile bulamayan çift, bu umutsuz durumdan kurtulmanın tek yolunun intihar olduğuna karar verirler.
Savaşın kalbinde açtığı yaraları saramayan ve karısıyla birlikte hayatını sonlandıran Zweig, Veda Mektubu’nda şöyle yazar:
“...Altmışıncı yaştan sonra tam anlamıyla yeniden başlamak çok özel bir güç gerektiriyor. Ve benim gücüm yıllar süren vatansız yolculuklardan sonra iyice tükendi. Bu nedenle hayatımı doğru zamanda ve doğru bir şekilde sonlandırmamın iyi olacağına inanıyorum. Ki hayatım boyunca tinsel uğraşım en büyük haz kaynağım ve kişisel özgürlüğüm en yüce değerim oldu.” Zweig’ın unutulmuş kitabı Postacı Kız ya da özgün adıyla Metamorfoz, bu intiharın yazılı bir provası, bir tür ‘Özgürlük Manifestosu’ gibidir.
368 syf.
Stefan Zweig'in 30'lu yıllarda kaleme alıp yaşamının son 10 yılında üzerinde çalıştığı ama yayınlatamadığı bir eser olarak bilinen Postacı Kız[Rausch der Verwandlung/The Post Office Girl] romanı okuyucuya 1. Dünya savaşının sonunda verilen yaşam mücadelesini âdeta hissettirecektir. Öyküleriyle tanıdığımız Zweig Romanlarıyla da büyülemeye devam etmektedir. Kitapta geçen ana karakter olan Christine hasta annesiyle verdiği kıt kanaat yaşam mücadelesi. Bir gün kendisine gelen bir telgraf hayatını tamamen değiştirmiştir. Yoksulluktan zenginliğe geçen ancak kısa süren bir macera eski yaşamına dönmesiyle son bulmuştur. Ama eski hayatını artık yaşamak istememektedir. Yolları bir gün Ferdinand la keşişmektedir ikisininde düşünceleri birbirini tamamlamaktadir artık yoksul olarak yaşamaktansa ölmeyi tercih etmeye karar vermislerdir. Taa ki ikisininde ortak kararıyla Christine çalıştığı kurumu soyma düşüncesi gelene kadar. Harika bir plan hazırlanmış olup yakalanana kadar çaldıklari paralarla lüks içinde yaşama düşüncesine kapılıp yakalanma anında intihar etmeyi dahi göze almışlardır.. Yoksulluk, Zenginlik, Vatan sevgisi, Devlet düşmanlığının olduğu zıt duygularıyla harika bir roman izleri alıp sürüklemeye yetecektir herkese Keyifli okumalar dilerim..
368 syf.
·10 günde·8/10
Stefan Zweig Postacı Kız Öncelikle kitabın arka kapağında ifade ettiği gibi gerçekten de psikolojik bir kara kurgu... Özellikle de gelişme bölümünden sonuca doğru gittikçe okurda Olağanüstü Bir Gece tadı bırakıyor. Kitabı okurken Stefan amcam yine döktürmüş demekten kendimi alamadım doğrusu. Esasında puanım 9 olacaktı ama finalinin biraz daha devam etmesini isterdim. Bu sebeple bir puan kırdım. Her neyse karakterimiz Christine, öngörüleceği üzere postane memuresi. Uzun zamandır görüşmediği teyzesinden aldığı, Alplerdeki lüks bir otele tatil daveti üzerine, hayatının macerası başlıyor. Gerisi spoiler olacağından dolayı burada noktalıyorum. Hem ötesinde yaşananları okurken, bu güzel eserin vereceği keyiften, sizi mahrum etmek istemem. Keyifli okumalar dilerim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Postacı Kız
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057941350
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Urzeni
Baskılar:
Postacı Kız
Postacı Kız
Birinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında yaşanan vahşet ve sefalet yıllarından yorgun, fakir ve yitik bir genç olarak çıkan ve hayatı, hayatın anlamını, mutluluk kavramını sorgulayan yirmili yaşlarındaki Christine’in hayatı, Amerika’da yaşayan zengin teyzesinin tatil için geldiği Avrupa’daki pahalı bir otelde kendisiyle iki hafta geçirmeye davet etmesiyle birlikte alt üst olur. Otelde kalan zenginlerin mutlu ve dertsiz hayatı karşısında şoka giren Christine, teyzesinin sağladığı imkânlarla bu hayata katılarak sorguladığı kavramlara cevap bulduğunu zanneder. Bencil teyzesi tarafından tatili yarıda kesilerek aniden köyüne geri gönderilen Christine, sınıf farkının hayatında yarattığı çelişkiyle ancak öfkeye ve kabalığa sığınarak baş edebilir. O sırada tanıştığı, savaşta esir düşmüş ve kendisi gibi öfke ve nefret dolu Ferdinand’la birbirlerine âşık olurlar. Para yüzünden aşklarını yaşayacak bir mekân bile bulamayan çift, bu umutsuz durumdan kurtulmanın tek yolunun intihar olduğuna karar verirler.
Savaşın kalbinde açtığı yaraları saramayan ve karısıyla birlikte hayatını sonlandıran Zweig, Veda Mektubu’nda şöyle yazar:
“...Altmışıncı yaştan sonra tam anlamıyla yeniden başlamak çok özel bir güç gerektiriyor. Ve benim gücüm yıllar süren vatansız yolculuklardan sonra iyice tükendi. Bu nedenle hayatımı doğru zamanda ve doğru bir şekilde sonlandırmamın iyi olacağına inanıyorum. Ki hayatım boyunca tinsel uğraşım en büyük haz kaynağım ve kişisel özgürlüğüm en yüce değerim oldu.” Zweig’ın unutulmuş kitabı Postacı Kız ya da özgün adıyla Metamorfoz, bu intiharın yazılı bir provası, bir tür ‘Özgürlük Manifestosu’ gibidir.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 3 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0