Adı:
Aspidistra
Baskı tarihi:
Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750734403
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Keep the Aspidistra Flying
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Aspidistra
Aspidistra
Ümit Çiçeği
George Orwell, Hayvan Çiftliği adlı siyasî masalında, zorbalığa dönüşen Stalin yönetimini yerden yere vurmuş; ünlü eseri Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’te insanlığı belleksiz ve muhalefetsiz bir totaliter toplum tehlikesine karşı uyarmıştı. George Orwell, XX. yüzyıl edebiyatının temel taşlarından olan bu iki yapıtından önce yazdığı Aspidistra adlı romanında, sınıf atlama özentisindeki dar gelirlilerin bir statü göstergesi olarak evlerinden eksik etmedikleri, çiçeksiz bir zambak türü olan aspidistrayı simgesel bir araç olarak kullanmış, 1930’lar İngilteresi’nde yaşanan sınıf atlama çabalarını benzersiz bir kara mizahla eleştirmiştir.
296 syf.
·6 günde·8/10
Var olan düzene uyarak yaratıcılığını kaybetmek istemediği için dibe vurmayı göze olan ve bunun için çabalayan Gordon. Lakin hayatın bize neler getirip bizden neler götüreceğini bilmediğimiz için bir anda her şey değişebiliyor. Gordon karakterini yazma tutkusu ve bu uğurda yaptıklarından dolayı yer yer Martin Eden'le eleştirdim. Ama tabii ki de cok farklı iki karakterler. Rahatça okunabilen, akıcı ve içerik açısından merak uyandıran bir George Orwell kitabı daha. Okurken hayatımızda sorgulanması gereken noktaları gözler önüne serdiği bir gerçek.
296 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Bu kitaba uzun ve ciddi bir inceleme yapamayacağım çünkü bunu düşündüm ve ciddi bir inceleme yapmaya kalkarsam, bunu kitabın içeriği ile ilgili detaylara girmeden yapamayacağıma karar verdim. Kitabın içeriği paylaşmak da hiç hoş olmaz.

Onun yerine George Orwell'dan bahsedelim. Hayatımda birçok roman okudum, birçoğu da elbette ki çok iyiydi. Ama bunların arasında George Orwell'ın yeri apayrıdır. George Orwell 1984'de olduğu gibi, bu kitapta da olağanüstü kasvetli bir ortam yaratmış ve karakter psikolojisini aktarmış. Orwell, 1984'te daha çok siyasi ortama atıfta bulunarak hem yaşadığı gün için, hem de günümüz için olağanüstü bir eser ortaya koymuş ve bu nedenle Winston daha geride kalıyor... Aspidistra'da ise böyle bir durum yok, en çok okunan iki kitabının aksine siyasi eleştiri yapma niyeti taşımadığı için Gordon'ın psikolojisini daha net anlayabiliyoruz. Gordon'ın derdi ekonomi olsa da çoğu insanın onunla empati yapabileceğini düşünüyorum, parasızlık sorunu olmasa bile çoğu insanın kendince başka sorunları var ve bu yüzden Gordon'ı anlamak çok da zor değil.

Dünya üzerinde aynı tarzda yazılan hiçbir kitap 1984'le kıyaslanamaz. Ama bu kitapla anlamak mümkün ki, eğer Orwell'ın hastalığı 1984'ü tamamlamaya yetmeseydi, arkasında yine muhteşem bir yapıt bırakmış olacaktı.
296 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Paradan nefret eden ve parayla girdiği her savaşı kaybeden Gordon Comstock'un hayatının bir kesitini bizlere sunuyor Orwell bu eserinde. Kitabın genel havası, ülkede yaşananlar, insanların statülerini yükseltmek için yaptıklar, arka planda güzel bir şekilde işlenmiş. Kitabı okuduğum süre boyunca Gordon'u samimiyetsiz ve aslında paraya karşı gösterdiği tutumun sahte olduğunu düşündüm. Paraya olan nefretinin temelinde yatan şey o parayı istediği kadar kolay elde edememesiydi bence ve eğer istediği her şeyi kolaylıkla elde edecek bir konumda olsaydı o nefret ettiğini söylediği parayla çok iyi arkadaş olacağını düşünüyorum. Ayrıca çevresinde onu seven insanlar olduğu için çok şanslı bir karakterdir bana göre.
296 syf.
·78 günde·Beğendi·8/10
Bir ESHOT yolculuğunda denk geldiğim bir kız önermişti bu kitabı, kızı birdahaki görmedim ki adını geçtim yüzünü bile hatırlamıyorum net. Sonra kitabı merak edip alsam da okumak şimdiye kısmet oldu.
Çoğu zaman gerçek hayat ve kahramanımızın düşünceleri arasında bir sorguya çıkıyorsunuz, hatta sizin de kendi içinizde kahramana hak verdiğiniz konularda onun gibi savaş açasınız geliyor.
Sonunu bu şekilde beklemiyordum, hep kendi içimde istediğim son olsun istedim... Ne yazık ki olmadı.
Aslında birçok yorumda bulunabilirim, ama yaptığım her yorumda sanki kitapla ilgili söylememem gereken bir ipucu vermişim gibi geleceği için yorum yapamıyorum...
Umarım kitabı okumak isterseniz okuyunca benim gibi zevk alırsınız, iyi okumalar okuyacak olanlara...
296 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Paris ve Londra'da Beş Parasız kitabından sonra yazdığı Aspidistra aslında genel hatlarıyla birbirine çok yakın kitaplar. Her ikisinde de Orwell'in parasız dönemlerinin etkisini görüyoruz. Kahramanımız Gordon üç beş kuruşa bir sahafta çalışan, yaşam felsefesi olarak paraya ve paranın getirmiş olduğu düzene kapitalist her türlü öğeye karşı çıkan münzevi gibi yaşamaya çalışan birisi. Aynı zamanda bu durum ona hem sefalet hem de ürkütücü bir boşluk duygusu vermiş tuhaf bir adamdır.Teoride bu münzevi hayatı benimse de pratikte her münzevi gibi kasvetli hücresinde gizli gizli insanlar dünyasına dönebilmeyi umduğu anlar olmaktadır. Her ne kadar paraya bu kadar karşı olsa da parasızlığın hayatı için ne kadar zorlukları olduğunu görüyor. Ancak tükürdüğünü yalamak istemediğinden istediği hayatla istemediği hayat arasında sürüklenip duruyor.

Devamı : https://www.kitapofisihakan.com/edebiyat/aspidistra/
296 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Aspidistra: zambak familyasına ait olup, genellikle saksıda yetiştirilen ve yaprakları doğrudan topraktan çıkan bir bitki çeşidi. Zor şartlara karşı dayanıklı olması, sürekli yeşil hâlde kalması ve ayakta kalması ile insanlar açısından umudu simgeler ve bu yüzden de İngiltere'de orta sınıfın simgesi olmuştur. #georgeorwell , sınıf atlama özentisi içinde olan 1930'larin İngiltere'sinin orta sınıfını eleştirdiği bu kitaba bu yüzden bu ismi vermiştir: #aspidistra
Hangi sistem olursa olsun, istediğiniz kadar eleştirin onu ama sonunda kendinizi yine onun içinde bulacaksınız.
296 syf.
·4 günde·8/10
George Orwell 'in okudugum 3 .romanı Aspidistra;sanki hepsini farklı biri yazmış gibi hissettirdi bana... Londra'da geçen bir kitap olup,ismini zambak türünden bir süs bitkisinden alıyor.Romanda "para" kelimesi sürekli karşınıza çıkacaktır.
Gordon karakterine roman boyunca sinir olduğumu söyleyebilirim.Başta Martin Eden gibi başlasa da sonrasında farklılaşmaya başladı .Sonunu merak ettigim için;beni sürükledi diyebilirim.

"Kara kara düşünür hepsi kirayı, ücreti,pasoyu,
Sigortayı, kömürü, işçi ücretlerini,
Çizme,okul taksit masraflarını,
Drage malı ikiz yataklarında ozlerken uykuyu."
296 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Aspidistra, bitkiler familyasının zambaklar grubundandır, bu kitapta orta sınıf insanlarının sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Gordon Comstockla romanımız başlar ve sizi parasızlığın olmadığı bir dünyaya götürür. Aslında Gordonun savaşıdır. Paraya karşı savaş açmıştır.Şair olan kahramanız verdiği savaş yüzünden yeri gelir yazamaz ve kendini başka dünyalarda bulur. Sonrasında  Ravelstonla karşı karşıya kalıyorsunuz. Parası olduğu için mutlu olmayıp hep diğer insanlara karşı suç işlediğini düşünen bir karakter. Gordonun da yakın arkadaşlarından. Bu ikisinin tatlı atışmalını okurken sosyalizm ve kapitalizm düşüncelerine kapı aralıyorsunuz. Ben kitabı okurken garip hissetmedim değil, çok da katkısı oldu diyebilirim. Okumak isteyenlere tavsiyemdir. Son olarak kitapta en sevdiğim bir cümleyle mesajımı bitiriyorum. "Gerçek yoksulluğu bilmeyen, yoksulluktan anlayamaz"
296 syf.
·9/10
Güç ve onun çocuğu para geçmişin geleceğin ve bugünün tanrıları. Bu tanrılar için insanların çoğu vatanını , inancını , geleceğini , çocuğunu , ruhunu , onurunu , ruhunu bedenini sevgisini ve bunun gibi birçok değerleri ya sattı ya bırakmak zorunda kaldı yada zaten bırakası vardı.
Bir kitap kahramanı çıktı sonra para tanrısına savaş açan , her ne kadar tam uygulamasını yapamasa da bütün iradesiyle , kararlılık vardı. Bir olaydan sonra kendi iç dünyasında korktuğu hayalet dünyasına (kendi tabiri en alt tabaka) yaklaştı ama para tanrısı " Dur bakalım son kozumu sürmedim" dedi. Gordon Comstock'ı sürpriz yerden yakaladı ...
296 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Aspidistra, George Orwell'ın hayatından izler taşımaktadır. Kendisi de tıpkı Gordon Comstock gibi bir zamanlar yazarken kitapçıda çalışmış. Bu kitabını yazarken de George Gissing adlı bir yazarın etkisinde kalmış. Onun anlattığı sefalet içindeki dünyaya eleştiri niteliğindedir bu kitabı da. Ayrıca kitabın basımı sırasında da yazarımız çok sıkıntı çekmiş. Var olan düzene eleştiri niteliğinde olduğundan yayınevleri bazı değişiklikler yapmak istemişler. Bunun üzerine Orwell, aynı anlama gelecek şekilde bazı değişiklikler yapmış ve basıma hazır hale getirmiş. Kitap basıldıktan sonra ise ikinci defa basımına izin vermemiş yaşamı boyunca. Bunun sebebi ise ilk eserlerini başarısızlık olarak görmesiymiş.

Öncelikle; aspidistra, zor şartlara dayanıklı ve her koşulda yeşil kalabilmeyi başarabilen bir bitkidir. Vakti zamanında umudun çiçeği olarak orta sınıfı temsil edebilmiş bu nedenle de. Kitapta ise Gordon adlı karakterimizin ağzından bir para bir de aspidistra kelimesi düşmüyor genellikle. Gordon ise paranın egemen olduğu bir dünyada paraya karşı koymaya çalışıyor kitap boyunca. Arkadaşı Ravelston ve sevgilisi Rosemary ise bu mücadelesinde onu ne kadar destekleselerde, Gordon'un yaptıklarının mantıksız olduğunu bilirler ama pek ses çıkaramazlar. Gordon ise parayı her şeyin sebebi ve sonucu olarak görmektetir. Kitapta sürekli paranın lafı geçiyor anlayacağınız. Aslında her şey olabilecekken, sırf sisteme olan inadı yüzünden hiçbir şey olmayı tercih ediyor Gordon. Kitabın ortalarından itibaren onun yaşadığı ikilemi farkettim. Bir yandan düzene karşı koyuyor, bir yandan ise düzenin bir parçası olmak istiyor gibi geldi bana. Kitabın başlarında onu bu davasında savunurken, sonlarına doğru işi bir çocuk oyuncağına dönüştüren Gordon'u görünce ondan biraz nefret etmeye başladım bu yüzden. Ama yine de okuduğum en iyi George Orwell kitaplarından biriydi.
296 syf.
·7/10
Yazar kapitalizme ,paraya savaş açan bir adamın yaşadıklarını anlatmış. Aspidistra bir zambak türü olup kitapta orta sınıfı temsil etmektedir.Kahramanimiz paraya açtığı savaşı kazanabilecek midir yoksa paraya yenik düşüp para kazanmak için iyi işlerde çalışıp içinde Aspidistra olan bir evde sıradan bir hayat mi sürecektir? Kitabı konu itibariyle begenmekle birlikte anlatımı yavan buldum.Daha önce George Orwell okumadiysaniz bu kitabından başlamanızi tavsiye etmem.1984 ve Hayvan Çiftliği kitaplarından aldığım tadı bu kitapta bulamadım.
296 syf.
·7 günde·9/10
Selam,


Okumam bitti. Heyecanla, gülerek, üzülerek, kendimden bir şeyler bularak okuduğum bir kitaptı. Erkek olarak yaşadığım şeyi bir kadın karakteri ile görünce empati duygumu derinden etkiledi. Yine kadında gördüğüm duyguları erkekte görünce empati için çok da yanılmadığımı bir kez daha anladım.


Orwell çok güzel yazmış. Öyle ki bir yerde hikayenin içinde kayboldum ben. Bir hikaye içinde olduğumu unuttum.


İçine doğduğu tabakadan daha aşağısını talep eden paraya savaş açan Gordon'un hikayesi; ha bir de onu gittiği hiçbir yerde yalnız bırakmayan Aspidistra'sının. Gordon yazdığı şiirlerin peşinden koşarken giderek yükseldiği izlenimine kapılıp bulunduğu sosyo ekonomik sınıfı terk edip adeta varlık içinde yokluk yaşamaya yeminli bir insana dönüşür. Çalıştığı en yüksek mevkili işte tanıyıp sevdiği kız olan Rosemary ve yakın arkadaşı onu bu durumdan çıkarmak için her yolu deneyecektir. Bekaret konusunda bir çizgiye sahip olan Rosemary Gordon'un tüm arzularını geri çevirmekte bu durum aralarındaki ilişkiye zarar verecek boyutlara ulaşmakta. Gordon bunu bile sahip olmak istemediği paraya bağlamakta. [ Rosemary benim için adeta bir ikiz gibi. Kadın olsam dava açar adımı Rosemary yapardım o derece benzerlik] Sevdiği insan ne yaparsa yapsın, acı çekse de vazgeçmeyen hatta kendisini istemeyen bir sevgiliye saf ve temiz duygularla yaklaşıyor. Elbette bu duygular Gordon'un tahmin ettiği duygular değildi. Ne arkadaşı ne de sevdiceği onu bu kararından vazgeçirebilir. Bir sperm ve yumurta bu işi pekala başarabilir.

Keyifli Okumalar dilerim
''En çok neyi seviyorum, biliyor musun, birlikte kahvaltı edeceğimiz düşüncesini. Sen karşımda, bana kahve koyuyorsun. Ne garip! Bunca yıldır tanışıyoruz, bir kez olsun kahvaltı etmedik.''
George Orwell
Sayfa 294 - Can
Bir akşam daha boşa geçmişti. Saatler, günler, yıllar kayıp gidiyordu. Her gece aynı şey. Yalnız oda, kadınsız yatak; toz, sigara külü, zambak yaprakları. Kendisi neredeyse otuz yaşındaydı.
Üç kuruşluk ücretle ev bark sahibi olan işçiye şapka çıkarmak gerekirdi. Hiç değilse damarlarında para değil kan akıyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aspidistra
Baskı tarihi:
Ağustos 2019
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750734403
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Keep the Aspidistra Flying
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Aspidistra
Aspidistra
Ümit Çiçeği
George Orwell, Hayvan Çiftliği adlı siyasî masalında, zorbalığa dönüşen Stalin yönetimini yerden yere vurmuş; ünlü eseri Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’te insanlığı belleksiz ve muhalefetsiz bir totaliter toplum tehlikesine karşı uyarmıştı. George Orwell, XX. yüzyıl edebiyatının temel taşlarından olan bu iki yapıtından önce yazdığı Aspidistra adlı romanında, sınıf atlama özentisindeki dar gelirlilerin bir statü göstergesi olarak evlerinden eksik etmedikleri, çiçeksiz bir zambak türü olan aspidistrayı simgesel bir araç olarak kullanmış, 1930’lar İngilteresi’nde yaşanan sınıf atlama çabalarını benzersiz bir kara mizahla eleştirmiştir.

Kitabı okuyanlar 1.122 okur

  • Kolektifokur
  • Sefa Aydın
  • Aspidistra
  • Escherichia
  • Ece Açıkgöz
  • Ömer Altay
  • Onur
  • DEMET HEKİM
  • Kadir Timur
  • Ünal Altınöz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%19.2
25-34 Yaş
%41.4
35-44 Yaş
%27.3
45-54 Yaş
%6.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47.5
Erkek
%52.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.5 (72)
9
%26.2 (102)
8
%26.7 (104)
7
%15.4 (60)
6
%3.3 (13)
5
%2.1 (8)
4
%0.5 (2)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları