Geri Bildirim
Adı:
Burma Günleri
Baskı tarihi:
Temmuz 2004
Sayfa sayısı:
344
ISBN:
9789750704659
Orijinal adı:
Burmese Days
Çeviri:
Deniz Canefe
Yayınevi:
Can Yayınları
"Bu ülkede bulunmamızın, hırsızlıktan başka bir nedeni olduğunu söyleyebilir misiniz? Bu öylesine kolay ki. İngiltere'nin memuru, Burmalı'nın kollarını tutar, tüccar da adamın ceplerini boşaltır. Britanya İmparatorluğu, İngilizlerin, daha doğrusu Yahudi ve İskoç çetelerinin ticaret tekelleri kurmalarını sağlayan bir aracıdan başka bir şey değildir."

Bu sözler, George Orwell'in Burma'daki İngiliz sömürgeciliğine bakış açısını yansıtıyor. Kendisi de Burma'da görev yapmış olan Orwell, en başarılı yapıtı olarak tanımlanan Burma Günleri'nde, İngilizlerin bu sömürgedeki yaşamını ve yaptıklarını, yerli işbirlikçileri ve fırsatçıları, yerli halka insanca yaklaşarak İmparatorluğun tutumuna karşı çıkanları, aşk, nefret, tutku çemberinde destansı bir anlatımla ele alıyor. Burma Günleri, ilk kez 1934 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde yayınlandı. Kitap ve yazarı hakkında herhangi bir dava açılmayınca, ertesi yıl İngiltere'de de basıldı. Ama sömürgecilik dönemi sona erinceye kadar kitabın Hindistan ve Burma'da satılması yasaklandı ve okuyanlar hakkında yasal işlem yapıldı. Burma Günleri, İngiltere'nin, üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk olduğu dönemdeki politik ve sosyal yaklaşımını göz önüne sererken, romandaki karakterlerin işlenmesindeki ayrıntılı ustalıkla da Orwell'in başarısını pekiştirdi.
(Arka Kapak)
Hayır, Burma Günleri'ni Orwell'ın diğer romanlarıyla kıyaslama hatasına tabiki düşmeyeceğim. Tek kelimeyle harikaydı. Bir yazarın ilk romanı bu kadar mı güzel olur, evet ancak bu kadar güzel ve ustaca olabilirmiş, ardından gelen diğer kitapların ilk basamağını oluşturan Burma Günleri, tek başına incelenmeyi hak eden, diğer romanları mihenk taşı yerine koyup, bu kitabın diğer romanlara vurulmasını hak eden bir kitap asla değil, öncelikle bunu belirtmek isterim. Çok keyifle okunan, kelimeleri çok ustaca yazılmış bir roman Burma Günleri. Tabiki Goerge Orwell yine yönetime dair şikayetlerini ve serzenişlerini çok hoş bir dille, değişik bir dünya oluşturarak dile getirmiş. Ama bu sözlerimden bu kitabın bir distopya kitabı olduğunu çıkarmayınız, çünkü bu kitap bir distopya değil onu da bilmenizi isterim. Sevgili Flory, sana çok üzüldüm.. Lanet Elizabeth! Sana ne desem boş, senin gibi öyle çok insan var ki etrafımızda resmen kitap bize tokat atıyor! Ve tabii U Po Kyin... Bu 1900'lerde de böyleydi, hala böyle, ve korkarım böyle de devam edecek... Eğer nüfuzlu bir insansan yaptığın haksızlıklar, yaptığın dalavereler, kimsenin gözünde olmaz... Nüfuzlu sınıf her zaman haklıdır!
Burma şehri: Anlatılan dönemde; Myanmar, "Birmanya" adı altında Hindistan'ın bir eyaleti olan bir İngiliz sömürgesi. Patikalar, petunyalar, Afrika kadife çiçekleri,frenk üzümünü andıran kokular, hindistan cevizi yağı, sandal ağacı, tarçın ve kimyon kokuları... Doğal güzelliği her zaman olduğu gibi kirleten insanlar...
U Po Kyin: Romanda bahsedilen ilk isim. Romanımız U Po Kyin ile başlıyor. Gerek görüntüsüyle, gerekse kişiliğiyle rahatsız edici, iğrenç bir karakter. Yazar, o kadar güçlü tasvir ediyor ki, anında bu adamdan nefret etmemizi başarıyor.
Flory : Roman, “U Po Kyin” isimli anti karakteri anlatacak sanırım derken, yüzündeki doğum iziyle hoş olmayan bir görüntüye sahip Flory çıkıyor okurun karşısına. Onun da kötü bir karakter olduğunu düşünürken, duygularının neden köreldiğini, nasıl bir yalnızlık buhranı içinde olduğunu yavaş yavaş anlıyoruz. Hem yaşadığı duygular, hem de içinde bulunduğu bozuk sistem; buna etken…
Elizabeth: Diğer iki karakter aksine olumlu özellikleriyle Flory’nin hayatına giren "rüyalar kızı(!)"
George Orwell’in 1984 ve Hayvan Çiftliği gibi güzide eserlerinin arkasında kalmış; ama bence yine oldukça başarılı bir eser. İnsanların gerçek yüzü, hayatın acımasızlığı, yalnızlığımız ve kendi kurduğumuz bozuk düzen… Kısaca hayatın iç yüzünü bulabileceğiniz bir George Orwell romanı…

Benzer kitaplar

Geoge Orwell'in en beğendiğim kitabı son derece akıcı bir dille yazılmış, karakterlerin fiziki ve kişilik özellikleri çok güzel tasvir edilmiş. Konusuna gelince; Hindistan'ın bir eyaleti olan Burma'nın, dünyanın en büyük emperyalist gücü olan İngiltere'nin sömürgesi olduğu dönemi anlatıyor. Yıllar önce okudum, kitaptaki bir bölümde, Burma'da yaşayan İngilizlerden oluşan bir lokalin kapısında ''Köpekler ve Hintliler giremez ''. Yazısı hala hatırımda. Çok güzel bir kitap.
Emperyalist kafanın nasıl aşağılık bir şey olduğunu bu çarkın dişlileri arasından kurtulmak isteyen, insanı ve insanlığı aşağılayan uygulamalara isyan eden bir batılının gözüyle anlatmış. Yazarın, görevi gereği bulunduğu İngiliz sömürgesi Burma 'dan bizzat kendi gözlemleri ve duygularıdır. Bu da kitabın kıymetini artırıyor bence.
George Orwell in Burma Günleri kitabının olay örgüsü Hindistan geçmektedir.Hindistan da yaşamın zorlukları, yerli halk ile yabancıları arasındaki keskin sınıf ayrımcılığının yanında İngiliz İmparatorluğu’nun sömürgecilik anlayışı ve halkı yönetim biçimi kitabın konusunu oluşturmaktadır.
Burma Günleri romanında Orwell; gençlik yıllarında o zamanlar İngiliz sömürgesi olan Burma’da (Myanmar ya da Birmanya olarak da bilinir) polis teşkilatında görevliyken yaşadıklarını ve deneyimlerini kaleme almış.
Roman başlarda emperyalizm karşıtı düşünceler ve emperyalizme çanak tutan yerli halkı anlatsa da bir süre sonra trajik bir aşk romanı halini aldı.
1920’li yılların Burma’sının sosyal, kültürel ve ekonomik hayatını ve sömürgenin ne boyutlara gelebileceğini çok iyi anlıyorsunuz.
George Orwell‘ın 1984 ve Hayvan Çiftliği dışındaki kitapları çoğu okuyucu için beklentinin altında kalıyor fakat “Burma Günleri” bana göre bu beklentiyi en çok karşılayan kitaplarından biri. 1984 ve Hayvan Çiftliği okuduktan sonra George Orwell okumaya devam etmek istiyorsanız ilk önereceğim kitabı bu kitap olacaktır.
SPOİLER ALERT---SPOİLER ALERT---SPOİLER ALERT---SPOİLER ALERT

George Orwell, Burma(Myanmar)'da yaşadığı dönemde edindiği gözlemlere dayanarak, 'Burma Günleri' isimli romanında İngiliz sömürgesini birbirine oldukça zıt olan karakterlerin gözünden anlatırken aynı anda bu karakterlerin birbiriyle uyumunu da gözler önüne sermiştir. Romanın ana karakteri olan Mr. Flory sömürge sisteminden hoşlanmasa da saf bir nefret beslemez ancak bunun sebebi bu sistemin içinde yetişmiş olması sayılabilir. Ayrıca Mr. Flory, kitap okumayı seven ve romandaki bir diğer karakter olan Elizabeth'in deyimiyle 'aydın' bir kişidir. Elizabeth ise kitap okumayı pek sevmeyen ancak içinde bulunduğu sömürge sistemi içerisinde ulaşabileceği en yüksek konuma ulaşmayı hedefleyen genç bir kızdır. Mr. Flory ve Elizabeth'in oldukça zıt karakterler olmasına karşın Mr. Flory'nin çabası ve aşkı ile Elizabet'in mevki arzusu sayesinde beklenenden uzun süren bir yakınlık kurmuşlardır. Bu ilişki sırasında Mr. Flory, Elizabeth'e kendi dünya görüşünü anlatmaya çalışmış ve onun da kendisi gibi düşündüğünü sanmıştır ancak hem anlatma çabasında başarısız olmuş hem de düşüncelerinde yanılmış ve bunlar ile beraber Elizabeth'i kendinden az da olsa soğutmuştur. Olay örgüsünün sonunda, Mr. Flory imkansız aşkı karşısında daha fazla ayakta duramamış ve intihar etmiş, Elizabeth ise bu kısmet kapısının kapanması üzerine karşısına çıkan ilk fırsat olan Mr. MacGregor ile evlenmiş ve hedeflerine kavuşmuştur.

Romanda Dr. Veraswami isimli karakter, sömürge sistemine tapan, bu sistem içinde dürüstçe kendi mesleğini icra eden, kendisini ve kendi ırkını ezik gören yerli bir doktordur. Buna karşın, U Po Kyin isimli karakter, Dr. Veraswami gibi sömürge sistemine büyük bir saygı içerisinde olsa da, bu sistemi kendi çıkarları için kullanmaya çalışmaktadır. Romanın olay örgüsü içerisinde, U Po Kyin, hedeflediği konuma gelebilmek için, kendinden daha yüksek bir mevkideki Dr. Veraswami'ye türlü oyunlar oynar ve sonunda kısmen başarılı da olur ancak başarısının talı zevkine varamadan felç geçirir. Bu durum, sömürge sisteminin ne kadar çabalarlarsa çabalasınlar, üstüne kurulmuş olduğu yerliler tarafından yönlendirilemeyeceğini simgelemektedir.

Sonuç olarak Orwell, bu dört karakterin aralarındaki ilişki ve ulaştıkları son nokta göz önüne alındığında, sömürge sistemine karşı konulamayacağı, bu sistem içerisinde bu sistemin dışında hareket edilemeyeceğini, sadece sömürge sisteminde doğru yerde bulunanlar ile sisteme göre hareket edenlerin istediklerini elde edebileceğini ustaca gözler önüne sermiştir. Dr. Veraswami sisteme göre fazla dürüst, Mr. Flory sisteme karşı, U Po Kyin ise yerli olduğu için kaybederken, Elizabeth'in istediğini elde etmesinin sebebi bu şekilde açıklanabilir.
1984 kadar heyecan uyandırıcı olmasa da gerçekleri gözler önüne seren bir kitap. Burma'daki (günümüz Myanmar) İngiliz sömürgeciliği bir İngiliz gözünden anlatılıyor. İngiliz taraftarları, yalakalar, üstünler,köleler.. Tüm gerçeklikler var
(George Orwell de Hindistan'da İmparatorluk polisi olarak görev yapmış bir dönem, bu yüzden olabildiğince gerçek tüm gözlemler)
Sömürenler -sömürülen'den çok bu kitapta en merak ettiğim Elizabeth oldu. Bugün üstü kapalı da olsa devam eden bu düzenin yakıtında o da en az U Po Kyin hatta Doktor kadar var. Neden bu düzen var diyorsanız Ulusların Düşüşü adlı kitabı okuyunuz, ufkunuz açılır.
Güneşi batmayan ülkenin kimi yerlerde güneşin hiç doğmamasını istemesi...
Bence okumak çok harika bir şey. Kitaplar olmasaydı yaşam neye benzerdi. Bu öyle...öyle... "Bu öyle kişisel bir cennet ki..."
"Yalnızdı, yalnızdı, yalnızlık çok acı bir şeydi!"
George Orwell
Sayfa 74 - Can Yayınları
Ama yaşamı gizlilik içinde sürdürmek, insanı çürütür. Yaşamın akışı yönünde yaşamak gerekir, ona karşı değil.
Dünyada, hiçbir zaman sahip olamayacağınız bir kadını arzulamaktan daha aşağılık, daha onursuz bir şey var mıdır?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Burma Günleri
Baskı tarihi:
Temmuz 2004
Sayfa sayısı:
344
ISBN:
9789750704659
Orijinal adı:
Burmese Days
Çeviri:
Deniz Canefe
Yayınevi:
Can Yayınları
"Bu ülkede bulunmamızın, hırsızlıktan başka bir nedeni olduğunu söyleyebilir misiniz? Bu öylesine kolay ki. İngiltere'nin memuru, Burmalı'nın kollarını tutar, tüccar da adamın ceplerini boşaltır. Britanya İmparatorluğu, İngilizlerin, daha doğrusu Yahudi ve İskoç çetelerinin ticaret tekelleri kurmalarını sağlayan bir aracıdan başka bir şey değildir."

Bu sözler, George Orwell'in Burma'daki İngiliz sömürgeciliğine bakış açısını yansıtıyor. Kendisi de Burma'da görev yapmış olan Orwell, en başarılı yapıtı olarak tanımlanan Burma Günleri'nde, İngilizlerin bu sömürgedeki yaşamını ve yaptıklarını, yerli işbirlikçileri ve fırsatçıları, yerli halka insanca yaklaşarak İmparatorluğun tutumuna karşı çıkanları, aşk, nefret, tutku çemberinde destansı bir anlatımla ele alıyor. Burma Günleri, ilk kez 1934 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde yayınlandı. Kitap ve yazarı hakkında herhangi bir dava açılmayınca, ertesi yıl İngiltere'de de basıldı. Ama sömürgecilik dönemi sona erinceye kadar kitabın Hindistan ve Burma'da satılması yasaklandı ve okuyanlar hakkında yasal işlem yapıldı. Burma Günleri, İngiltere'nin, üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk olduğu dönemdeki politik ve sosyal yaklaşımını göz önüne sererken, romandaki karakterlerin işlenmesindeki ayrıntılı ustalıkla da Orwell'in başarısını pekiştirdi.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 185 okur

  • Veli Altinkaya
  • Mete Solmaz
  • Sena AYDOĞDU
  • İlhan efendioğlu
  • thrdrgt
  • Işık Çalışkan
  • Ruken Al
  • Ecem
  • Almost Honest
  • Meral 《*•*》

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4
14-17 Yaş
%5
18-24 Yaş
%19.8
25-34 Yaş
%39.6
35-44 Yaş
%21.8
45-54 Yaş
%7.9
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%42.1
Erkek
%57.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.2 (18)
9
%15.3 (13)
8
%30.6 (26)
7
%24.7 (21)
6
%7.1 (6)
5
%0
4
%1.2 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları