Merhaba iyi geceler 1K! Yazarımızın ilk yarı otobiyografik kitabını okudum. Bu kitap, ilerde; Hayvan Çiftliği ve 1984 kitaplarına kapıyı sonuna kadar aralamış, dünya edebiyatına adını altın harflerle kazıyan, bu iki muhteşem kitaba zemin hazırlayarak, habercisi olur adeta.
Kitabımızın Ana Karakterleri:
John Flory: Merhametli, vicdanlı duygusal ama İngiliz sömürge rejimine karşı çıkamayan çekingen, korkak bir karakter.
Elizabeth: Gücü ve çıkarcılığı ön planda tutar. Geleneksel; maalesef duygusuz bir karakter.
D.r Veraswami: İngilizler'e hayran. Duygusal, ahlâklı, iyi bir karakter.
U Po Kyin: Acımasız, çıkarcı, kötülük uğruna, her yolu mübah gören bir adam.
Kitabımızın Olay Örgüsü;
Roman, 1920 yılında, İngilizler'in sömürgesi altında bulunan Burma'da Kyaukta'da yani, bugünkü Myanmar'da geçmektedir. Kereste ticareti yapan Flory, bir İngilizdir. Sömürgeciliğe karşı olmasına rağmen, bu sisteme karşı çıkamaz, çünkü cesareti yoktur.
Flory'nin tek gerçek dostu, D.r Veraswami'dir. Yalnız o dönemki şartlarda; yerliler aşağılanır, beyaz adamlar yüceltilir. Bu durum adeta; Irkçılığın, insan sömürüsünün en duygusal ve acı hâli!
Flory, Burma bölgesine İngiltere'den gelen, Elizabeth adlı kadına aşık olur. Yalnız Flory'nin aşkı; karşılıksız kalır. Ve tek taraflı bir şekilde devam eder. Aslında, Flory'nin duyguları saf, temiz ve çıkarsız bir sevginin kendisine göre umut ışıklarıydı.
Yazarın biz okurlar üzerinde bırakmak istediği etki;
Irkçılık gibi aşağılayıcı, onursuz, bir ideolojinin her türlü yolunun kötü bir senaryoya yol açtığını, insanı renk, cinsiyet, ırk, ayrımı yapmadan, insan olarak, kabul edilmesi gerektiğini, bu özel kitabında, biz okurların sempatisini kazanarak, gözler önüne serer.
Bir diğer husus da; sömürgeciliğin her anlamda, üstün