Zaferi ve Trajedisi

Rotterdamlı Erasmus

Stefan Zweig
Çevirmen:
Ahmet Cemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Rotterdamlı Erasmus İncelemesi
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2023 00:06
Tarafsızlığın Dayanılmaz Ağırlığı Bu kitap hakkında yazacak çok şey var. Kendimi serbest bıraksam sayfalarca inceleme yazabilirim ama kimseyi okurken bunaltmamak için incelememi kısaltmaya çalışacağım. Öncelikle neden Stefan Zweig bir Desiderius Erasmus biyografisi yazmıştır sorusunu sormak gerek. Bunun birçok sebebi var. Öncelikle bir hümanist olduğu için Zweig’ın Desiderius Erasmus’a büyük bir sempatisi var. Ayrıca Desiderius Erasmus Zweig’ın düşünsel yolculuğu için bir fener görevi de görmektedir. Bu açıdan bu kitabın kaleme alınması bir ustaya saygı amacı da barındırmaktadır. İkincisi ise politik bir sebeptir. Naziler iktidara yürümektedir, Stefan Zweig da bu politik yükselişin Avrupa’ya nelere mal olacağını sezmiştir. Bu sebeple tüm Avrupa’ya bir uyarı niteliğinde bu kitabı kaleme almıştır. Keza Desiderius Erasmus demek hümanizm, açık fikirlilik, bağnazlık karşıtlığı demektir. Şiddetin ve baskının her türlüsüne karşıdır. Gerçek Avrupa Desiderius Erasmus’un yoludur, uyumun, saygının, birlikte yaşamanın yoludur ilkesini tüm Avrupa’ya hatırlatmak istemiştir Stefan Zweig . Kimdir Erasmus 15 ve 16. Yüzyıllarda yaşamış bir düşünce insanıdır. Diğer meslektaşlarından daha şanslıdır çünkü bir düşünce insanı olmasına rağmen her kesim tarafından sevilen, saygı duyulan bir isimdir. Bu sevgi ve saygı kuşkusuz Erasmus’un ince, naif ve hiçbir fikri aşağılamayan kişiliğinden kaynaklanmaktadır. Tam bir bağımsızlık yanlısıdır. Kimseye taraf olmaz. Zira Erasmus ve onun felsefesi olan hümanizme göre; kişi kendini hiçbir düşünceye adamamalıdır. Çünkü bütün düşünceler hegemonya kurmak ister. Hayattaki en hakiki gerçek; bağımsız düşüncedir. Amacı tüm Avrupa’nın birleşmesidir. Ancak bunu Napolyon gibi kılıç yoluyla değil kalem yoluyla yapmak istemektedir. Bu sebeple yüzyıllar sonra oluşan Avrupa Birliği’nin sembolü Desiderius Erasmus ’tur. Onun fikirleri ile
Biyografi
Rotterdamlı ErasmusStefan Zweig · Can Yayınları · 2019838 okunma
. . . Rotterdamlı Erasmus . . .
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2022 185. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2022 04:34
İnsanlığın Tatlı Bir Düşü: ''Dünya Kardeşliği'' Ustam Erasmus’a ithafen; İnsanlığın tatlı bir düşü olarak; kendi engin ufuklarında tahayyül edip tüm ömrünü adadığın dünya vatandaşlarının/kardeşlerinin kucaklaştığı o tertemiz safiyane sahne, gözümün önüne her geldiğinde hissettiğim o çocuksu sevinci, hayal dünyasının dışındaki başka bir dünyada deneyimlemek, ne senin yaşadığın dönemde sana; ne de benim yaşadığım dönemde bana, denk gelmedi ne yazık ki... Değerli Ustam Erasmus; Ben ölmeden önce intihar mektubuma yazdığım son satırda bizim dönemin insanlarına morallerini her daim yüksek tutsunlar diye şöyle bir temennide bulunmuştum; ‘’Artık güneşin doğmasını bekleyecek gücüm kalmadı ama siz yeni doğacak güneşi mutlaka bekleyiniz…" Emanetine layık olmayı her şeyden çok arzu etsem de hayatta iken maalesef bunu başaramadım. İnsanlığın yüceliği, bu umudu her dönemin kasvetli ruhuna rağmen senin yüce idealinin o tatlı düşünü sıcak ve diri tutmaktan geçer. Bu mirasa ortak kader birliği eden tüm dünya vatandaşları, bir gün bir yerde emanetine mutlaka sahip çıkacak ve bu düşü gerçeğe dönüştürecektir. Bu dünyada olmadı ama yine de seni tanımak, fikirlerinin izinden gitmek, tahayyül ettiğin büyük ideali aynı şevk ve heyecanla hayal edebilmek, senin engin ufuklarında gezinebilmek, benim bu dünyadaki cennetimdi zaten. Bir gün, bir zaman, anlaşılman dileğiyle… Ustam Erasmus’a saygı ve minnetle… Stefan Zweig. * * * Stefan Zweig ‘ın kaleminden yazmak haddime düşmez. Lakin Stefan Zweig, şu anda bir mektup kaleme almış olsaydı herhalde aşağı yukarı bu satırlara benzer şeyler karalardı kağıda diye tahmin ediyorum. Şimdi asıl soruya gelelim... Stefan Zweig, neden bu kadar Desiderius Erasmus ile özdeşlemiş ve onu ‘’Ustam’’ diyecek kadar yüce bir sıfatla konumlandırmıştır?
Edebiyat
Rotterdamlı ErasmusStefan Zweig · Can Yayınları · 2019838 okunma
Sevgi ve barış adamı: Erasmus
10/10
·208 syf.··
2025 85. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 08:40
Stefan Zweig Türkiye'de çok sevilen bir yazar. Fakat ben onun kurgularından ziyade, kurgu dışı biyografilerini daha büyük bir zevkle okuduğumu söyleyebilirim. Onun yazmış olduğu biyografilerin kusursuz olduğunu düşünüyorum. Hem edebi anlamda, hem de biyografilerini yazdığı tarihi kişiliklerin tanınması anlamında çok değerli eserler olduğunu düşünüyorum. Bu kitap özelinde 16.yüzyılda yaşamış Erasmus'un kişiliğini, felsefesini ve özellikle dini anlayışını çok net bir şekilde okurun gözleri önüne seriyor. Onun dinden anladığı sevgi, barış ve paylaşma değerleridir. Hristiyanlığın sevgi ve barış dini olduğunu söyler. En büyük rakibi dinde reform yaptığı söylenen Luther'dir. Luther Erasmus'un aksine daha sert, daha kışkırtıcı ve daha savaşçıdır. Noterin yaptığı dinde reform değil, "hadi biraz da biz kullanalım dini" anlayışıdır. Yine Stefan Zweig'ın Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castello Calvin'e adlı kitabında gördüğümüz üzere, Protestanlığın bir başka kolu olan Kalvinistlerin neler yaptığını görmüştük. Protestanlar da tıpkı katolikler gibi odun ateşinde insanları kızartmışlar, sevgi ve barış anlayışını güden insanları katletmişlerdir. Bütün bunların üzerine Erasmus lutere karşı çıkar ve ona karşı tavır alır. Ama Görünürde kazanan Luther olud. Fakat Erasmus'un değeri ondan sonra anlaşılır ve neredeyse Aziz ilan edilir. Bu kitapta diğer Stefan Zweig biyografileri gibi son derece doyurucu ve son derece verimli geçti benim için. Tavsiye ederim...
Rotterdamlı ErasmusStefan Zweig · Can Yayınları · 2019838 okunma
8/10
·200 syf.··
2015 45. kitabı
Güzel yorum yapayım deyi bekletirken araya birçok olayın girdiğinden dolayı biraz dibi tutmuş yorum yapacağım için değerli 1K sakinlerinden ve Zweig amcadan özür dilerim. Genel olarak biyografiyi işleyişindeki objektif davranması bakımından çok beğendim. Dönemi çok içine girmeden döneme damgasına vurmuş din adamı Martin Luther ile kıyaslayarak hümanizm doğuşunu, yükselişi ve neden birden yıkıldığını açıklamış. Erasmus, hümanizm kurucusunun neden tarihte bu kadar az yer aldığını çok güzel açıklamış. Şahsen bir kere tanışmak gerektiğini düşünüyorum. Erasmus amcayı sevdiğimden dolayı 2-3 yıl sonra bir daha okuyacağım. Dibi tutmuş yorumu yeni demlemeyle tekrar karşınıza geleceğim. :D
1000Kitap
Rotterdamlı ErasmusStefan Zweig · Can Yayınları · 2019838 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2019 55. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2019 20:02
Zweig yazınca oldukça sürükleyici oluyor zor okunacağını sandığınız kitaplar bile. Günümüzde bir eğitimci olarak adını projelerde duyduğumuz "Erasmus" u anlatıyor eser. Yanlış anlaşılmış bir kişi olmuş hep Hümanizmin savunucusu bu adam. Luther ile çatışmaları oldukça objektif aktarılmış bence.
Rotterdamlı ErasmusStefan Zweig · Can Yayınları · 2019838 okunma
8/10
·208 syf.··
2023 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2023 10:46
Erasmus, 15-16. yüzyılın öne çıkan düşünürlerinden birisi. Rönesans hareketinin etkisinin sürdüğü, insanların bilime ve sanata yönelmeye başladığı fakat din adamlarının otoritesinin halkı sarsmaya devam ettiği bir dönemde yaşayan Erasmus; iyiye gitmeye başlayan dünyayı daha iyi bir hâle getirmeye çalışan etkili bir insandı. Ne yazık ki kalıcı değişikliklere sebep olamadı, fikirleri hatırlanmaya devam ediyor ama aktif olarak kullanıldığına şahit olamıyoruz. Zweig da geçtiğimiz yüzyılda Erasmus ve onun gibi hümanistlerin mirasını devam ettiren insanlardan birisiydi; bu biyografiler sayesinde hem onu, hem de izinden gittiği insanları tanıyabiliyoruz. Bahsettiğim biyografilerden birkaçını okudum ve birbirlerine oldukça benziyorlar. Bu belki sıradanlığın bir göstergesi olabilir fakat öyle olduğunu düşünmüyorum; yaşamı boyunca peşinden gittiği düşüncenin tarihteki önderlerini anlatarak hem kendi düşüncesini daha iyi aktarıyor, hem de konuya hâkim olması dolayısıyla başından sonuna kadar zevkle okunabilen eserler ortaya çıkıyor. Ayrıca dönemlerinden de detaylıca bahsettiği için, anlattığı insanların nasıl etkilendiğini düşünüp birbirleri ile bağlayabiliyorsunuz. Erasmus'un karakterini anlatmanın en iyi yolunun, kitapta da sürekli görüldüğü gibi dönemin diğer insanları ile karşıtlıklarını anlatmak olduğunu düşünüyorum. Hümanizmi sürdüren ve Reform'u barışçıl bir temele oturtarak başlatan bu adam; devamında hümanizmi halktan kopuk insanların, Reform'u ise dönemin en sert insanlarından Martin Luther'in ele alması ile resmen kabuğuna çekiliyor. Normal zamanlarda bile daima eylemden kaçınan, orta yolu bulmaya çalışan Erasmus; böyle vahşi bir döneme adım attığını anlıyor, kılını bile kıpırdatmayan bir hâle geliyor. Bir mektubuyla Papa'nın kararını değiştirebilecek bir pozisyonda
Rotterdamlı ErasmusStefan Zweig · Can Yayınları · 2019838 okunma
9/10
·208 syf.··
2020 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2020 13:06
Bütün Avrupa'nın öv öv bitiremediği hümanist. 1466-1536 Organları aşırı duyarlı olduğu için kötü kokunun onu çok etkilediği, bu yüzden yürürken yolunu bile değiştiren bir hümanist. İnce ruhu kaba saba olan herşeyden acı duyardı. Arı gibi çalışkan bir bilimadamı, özgür düşünceli bir din bilimcisi, sert bir eleştirmen, yumuşak bir öğretici, biraz kuru dizelere kaçan bir şair, billur gibbi anlatıma sahip bir mektup yazıcısı, hem en acımasız satirik yazıların yazarı, hem de insanoğlunu insan kılan tüm yüceliklerin savunucusu bir havari. Evet, evet bu ERASMUS. Kendisine takılan bir kaç ünvan: -Doctor universalis -Bilimlerin prensi -Bilimsel çalışmaların babası -Dürüst bir tanrıbilim koruyucusu -Dünyayı aydınlatan ışık -Avrupa'nın Pythia'sı Bütün Avrupa'daki krallardan, imparatorlardan, prenslerden danışman için teklif geldi. Hatrı sayılır beş üniversite ona kürsü sunabilmek için birbirleriyle çekiştiriler. Üç Papa'dan saygı ifadeleriyle dolu mektuplar aldı. Erasmus bu kadar övgülere rağmen kendisini asla satmadı. Tarafsız kalmak onun hem trajedisi hem de zaferiydi. Yansız kalmak isterken, bütün kamplarla arası açıldı: “Guelfelere göre bir Ghibellini, Ghibellinilere göre de bir Guelfe yanlısıydım.”(Guelfeler ve Ghibelliniler: Ortaçağda İtalya’da karşıt görüşlere sahip iki parti.)Protestan Luther, onun adını lanetledi; Katolik Kilisesi ise bütün kitaplarını Index’ e aldı.(Index: Katolik Kilisesi’nin okunmasını yasakladığı kitapları içeren liste.) Ama ne korkutmalar ne de sövmeler Erasmus’un yansızlığını bozabildi; ama o yinede ölene dek nulli concedo (hiçbirine katılmak istemiyorum.) dedi. Çünkü türlü deneylerin süzgecinden geçmiş bu düşünüründe bir bildiği vardı. Martin Luther ile kıyasıya çekişmeleri onu belki de hem hayatta tutan hem de hayatından eden bir olaylar
1000Kitap
Rotterdamlı ErasmusStefan Zweig · Can Yayınları · 2019838 okunma
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2018 149. kitabı
"Erasmus est homo pro se." (Erasmus kendinden yanadır) Sözlerime yaptığım ilk alıntı ile başlamak istedim. Biraz Spoiler olabilir. Gerçekten de okuduktan sonra bu durumu daha iyi kavrıyoruz. Ne Luther ne de Kilise onu kendi yanına çekemediği gibi, onun açtığı yoldan ilerleyen ve bir devrim gerçekleştiren Luther bile ona düşmanlık yapıyor. Bu da gözlerden kaçmıyor tabi. Yalnızca kendi tarafını tutan ve iki tarafa da saygı duyan Erasmus, saygı göremiyor. Bağnazlığın en karşıt ismi ve 'Unutulmuş' Erasmus'un da biyografisini yazmak Zweig'e kalmış gene. Keşke Meldel hakkında da yazsaydı, kendi isteğiydi ama işte. Şimdi şu konu da önemli. Zweig bile ne ladar barış yanlısı ve şiddet karşıtı olsa da onun da konu İslamiyet ve Türkler olduğunda hemen karşıt tavır aldığını biliyoruz. Yani hiç kimse ama hiç kimse tamamen barış yanlısı ve tavırsız bir tutum sergileyemez. Ya kendini ya da yanındaki üç beş asalak insanı kandırabilir. Bunu bilmemek ve anlamamak da tamamen kavram meselesi. Belli bir yerden sonra da Zweig bu çatışmayı Kilise ve Luther üzerinden götürüyor ve Erasmus yazar tarafından 2. plana atılıyor. Kitap Erasmus üzerine olunca bende bu duruma hayret ediyorum tabi. Sonuçta Erasmus için okuduk ama bir yandan da zarar yok diğer isimlerinde neler yaptıklarına dair fikir almış oluyoruz. Cumadan evvel bitirmek için kendimi zorladığım bir eser oldu. Benim gibi adamın kendini zorlaması da garip, zaten bitecekti diyorum ama iş güç o kadar yoğun olacak ki öğleden sonra, hemen bitmesi benim adıma da iyi olacaktı. Neyse iyi Cumalar diliyorum. Cümleten kendinize iyi bakın ve mutlu bir hafta sonu geçirin. Bu arada bak ‘Mutlu’ kelimesini kullandım. Yağmura hazır ol İstanbul!
Rotterdamlı ErasmusStefan Zweig · Can Yayınları · 2019838 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2022 22:46
Rönesansın öncülerinden biri olan on beşinci- on altıncı yüzyılda yaşamış Flemenk felsefeci Desiderius Erasmus'un hayatını konu alıyor kitap. Stefan Zweig bu işi çok iyi yapıyor zaten. Onun kaleme aldığı biyografileri okumak çok keyifli. Zweig’ın sayesinde Avrupanın aydınlanma çağına yön veren bu şahsiyeti yakından tanıma şansımız oluyor. Sürekli arayış içinde olan, kabına sığmayıp taşan, otorite önünde eğilip bükülmeden, boyun eğmeyen Erasmus bildiği yoldan yürüyerek, reform hareketinin öncüsü olmuş, hümanist fikirleriyle insanlık adına yeni kapıların açılmasına vesile olmuştur. "Her koşul altında iç özgürlüğünü koruma uğrunda çaba harcamak, kimsenin efendisi olmaya kalkışmamak, fakat kimseye de boyun eğmemek; hiçbir sav ya da düşünceye baştan düşmanca yaklaşmamak, ama buyurgan nitelik almaya başladığı anda her savın ya da düşüncenin karşısına dikilmek."
Rotterdamlı ErasmusStefan Zweig · Can Yayınları · 2019838 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2025 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 23:07
Kitaptan hümanist bir düşünür olan Erasmus'tan başlayarak o dönem Avrupa'nın dini ve siyasi yapısına değinilmiştir. Erasmus ölçülülük ideali doğrultusunda hareket etmiş ve herhangi bir gruba dahil olmayı reddetmiştir. Erasmus trajedisi de bu şekilde başlamıştır aslında. Katalog kilisesini yeniden düzenlemeyi istemiş ancak Luther gibi cesur olamamıştır.Luther'e gore erasmus fikirlerini savunmada korkak bir kişiliktir. Aralarında eleştiren birçok mektuplaşma geçmiştir . Erasmus evlilik dışı dünyaya geldiği için geçmişiyle pek başlık biri değildir. Thomas More yakın arkadaşlarındandır. Kitapta beni etkileyen noktalar ise o günün Avrupa'sı ve Erasmus'un ılımlı olmaya çalışırken, orta yolu bulup ihtiyatlı hareket etmeye çalışırken hiç kimse tarafından kabullenilmeyerek yapayalnız bir şekilde ölümüdür
Rotterdamlı ErasmusStefan Zweig · Can Yayınları · 2019838 okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.