324 syf.
9/10 puan verdi
·
Read in 4 days
Kaplanın Sırtında - Z. LİVANELİ (Ben okumadan yaşayamam!)
Fark ettiniz mi, toplumun hangi kesiminden olursak olalım tutunduğumuz dal aynı: "okumak." Şah da padişah da olsa böyle, boğazından kısarak kitap alacak durumdaki biri olsa da böyle. Okumadan yaşayamayız artık. Küçük bir okuma kulübü kurdum. Yakın çevremden. Her ay bir kitabı okuyup bir kafeye oturup tartışabileceğimiz bir kulüp. Ortak
Kaplanın Sırtında
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılap Yayınevi · 20229.7k okunma
Ecdadını unutanlar, kaynaksız ırmağa, köksüz ağaca benzerler.
Sayfa 119Kitabı okudu
Reklam
Nedamet 3. Etkinliği (Eylül-Ekim Ayı/Mızraklı İlmihal'i Etkinliği)
Cennet Mekan II. Abdülhamid Han Hazretleri'nin hemen hemen her köye gönderilmesini ferman eylediği, Seyyid Abdülhakîm Arvasi Hazretleri'nin; "Miftâh-ul Cennet ilm-i hâlinin yazarı sâlih bir zât imiş. Okuyanlara fâideli olur." buyurduğu, birçok münevverin; "Bu millete bir tek şey lazım, Mızraklı ilmihal okumak" dediği
Yeni devletin telâkkileri gibi insanları da "modern" olacaktı. Örnek vardı: Avrupa... Her vesileyle kuyumuzu kazan, her fırsatta haçlı güruhunu üzerimize saldırtan Avrupa... Onun gibi giyinecek, onun yazısıyla yazacak, kendi kültür kaynaklarımıza sırt çevirip tarihimizi inkar ederek onun kaynaklarına yönelecektik. Papa'nın teklifini kabulle hristiyan olmadığı için Fatih'i kınayacak, Yavuz'u "kanlı katil" ilan edecek, Sultan Abdülhamid'e "kızıl Sultan", Sultan Vahideddin'e "vatan haini" diyecek, bütün tarihi "hanedan tarihi" ilan edip kendimize Etilerden, Sümerlerden, Moğollardan ecdat arayışına çıkacaktık. Vesikalar, vakıalar önemsizdi. Nazarlarında tarih, bir ilim değil, bir sanattı. Objektif olunmasınının önemi yoktu. Sadece milli olmalıydı. Bunun için de "dini" unsurlardan ayıklanması gerekiyordu. Yani geçmiş reddediliyor, yok ediliyor, "yok" un üzerine geleceği inşa etmek gibi imkansız bir hayalin peşinde koşuluyordu.
Sayfa 274Kitabı okudu
Cenab-ı Allah’ın huzuruna çıkacağım vakit temiz bir yüze sahip olarak çıkmaktan büyük emelim yoktur. -Cennet Mekân Sultan Abdülhamîd Hân
timaş yayınlarıKitabı okudu
Evlatlarım öyle kandırılmıştı ki; "Hem benim getirdiğim Hamidiye suyunu içiyor hemde boğazları kuruyana kadar bana sövüyorlardı." Sultan Abdülhamid Han
Reklam
İlginç buldum paylaşıyorum
Merhum Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocanın, "Babalarımızı, dedelerimizi kestiniz" diyen bir Ermeni'ye cevabı: "Bir Ermeni ile bir yerde karşılaştıkta konuştuk. Türkçe konuşuyor, siz bizim dedelerimizi kıtır kıtır kestiniz diyor. Ne zaman kesmişler dedim, işte babalarımızı dedelerimizi kesmişler diyor. **Ben
Sultan II. Abdülhamid Han
"Dünyanın bütün devletleri ayağıma gelse de, bütün hazineleri kucağıma dökse de, size Siyonistlik adına Kudüs'e bir taş parçası bile vermem!"
İngiltere'ye gelince: Osmanlıları destekleme siyasetini terk etmişti. Başbakanlık koltuğuna Glandstone oturuyordu. Amansız bir İslam ve Türk düşmanı olan Glandstone, bir gün Avam Kamarasında yaptığı bir konuşmada Kur'ân-ı Kerimi eline almış, bir sürü hakaretler sıralamış, en sonunda, "Bu kitap Türklerin elinde bulunduğu ve buna uyduğu müddetçe onları tarihten silemeyiz" demişti.
Sayfa 168Kitabı okudu
1,000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.