İsimleri, cisimleri kayboldu gitti
Kimi şarkta, kimi garpta geldi dünyaya
Koştu peşinden dünyanın, daldı Hülya'ya
Kimi keşiş, kimi derviş diye anıldı
Biri Leyla'ya aşıktı, Mecnun denildi
Her şekilde, son durağa gelindi
Yol belliydi, varılacak hedef belliydi
Kimi kabul etti Hakk’ı, iman ehliydi
Kitap belli, hak yol belli, hüküm belliydi
Kaf Dağı’nı aramakla geçen çocukluk
Geç farkına vardı ölüm, sonsuzluk
Nefse ağır geldi, Rabb’ine kulluk
Ecel belli, saat belli, hesap belliydi!
Yüzyıl ömrümüz kalsa, yine gün gelecektir Canlı cenazelerin üstünde, Münker Nekir! *