“Ne kadar acele edersen, o kadar geç kalırsın. Acelecilik bir aldatmacadır. Bir tuzaktır. Her şeyin bir zamanı vardır. İyi işler demlenmek ister. Kamil insan olmanın temelinde de bu olgunluk vardır. ‘Dem’ demek, bilgelik demektir.”
Adamı dağa doğru koşarken görenler, “Aslandan mı kaçıyorsun?” diye sormuşlar. O. “Hayır!” demiş. “Kaplanda, ejderhadan mı kaçıyorsun?” diye sormuşlar. O yine, “Hayır,” demiş ve eklemiş, “ben aslandan kaplandan korkmam.”
“Peki o zaman neden kaçıyorsun?” diye sormuşlar. “Aptallardan kaçıyorum,” demiş adam, “çünkü onlarla baş edemem.”
Sen her zamanki gibi haklıydın, doğruları cesaretle savunmak, ileride daha az zarar görmek için başvurulması gereken tek yoldu ama şimdi itiraf edebilirim ki martıların vahşeti beni de ürkütmüştü.
Yöneticiler, halkı iyi yürekli ve adil olduklarına inandırmak için, milli bayram günlerinde halkı selamlarken, bir çocuğun başını okşarken, kimsesiz çocuklar yurdu gibi yerleri ziyaret ederken fotoğraflarını çektirip gazetelerde zorla bastırıyorlardı