İşimiz Allah'a kaldı dedim vurdum namaza
Bitmeyen gecelerde haram oldu uykularım.
Evraklar idamdan okununca vurdum niyaza
İki satırla yokum bir iki sözcükle varım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eğer bir davanın konusu zanlıyı idama götürecek kadar ağırsa, şüphesiz ki adlî hata günahların en korkuncudur. Zira, kurbanları gittikleri feci yoldan bir daha katiyyen geri dönmez ve hata ebediyen tamir edilmez.
Ama böyle sonbahar gelip de idamlar başlayınca, mahkûm birden en acı çizgide anlayıverir nerede olduğunu.
İşte bende böyle olmuş, bir insan mezbahasında yaşadığım hissine kapılıvermiştim. O zalim mahpushane çatısı düşündürüyordu belki de bunu. Evet bir garip mezbahadaydık ve etrafı yüksek kale duvarlarıyla çevrilmiş bir avluda öldürüleceğimiz günü bekliyorduk. Bu böyle olunca ne farkımız kalıyordu hayvanlardan? Hemen hemen hiç farkımız kalmıyordu. Neden mi? İşte meydanda cevabı! Onları kesmeye götürüyorlar. Bizleri de asmaya...