acheron

acheron
@acheronriver
bütün dünya dillerinde kafama sıktım, sessizliği kolluyorum.
varaka b. nevfel, bir peygamberin kendi ülkesinde asla onurlandırılmadığını, bunun tarihte bir örneği olmadığını üzülerek söyledi.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
bütün bu peygamberlerin deneyimlediği şey, tüm mantıksal kavramların ötesinde yatan tektanrıcı inanç sistemlerinin adına "tanrı" dediği şeydir. yaşanan deneyim korkutucudur, çünkü tüm peygamberler normalliğin ötesinde, her şeyin güç­lü bir şok olarak algılandığı bir âleme sürüklenmişlerdir. ama aynı zamanda son derece çekicidir, çünkü benliğin en derin­lerinde zaten bilinen bir şeyin hatırlanışıdır.
surlarla çevrili taif şehrinde, isminin anlamı "tanrıça" olan lat'ın tapınağı bulunuyordu. nahle'de uzza’nın tapınağı bulunuyordu. bu üçü arasında en sevilen ve adı "güçlü olan" anlamına gelen tanrıçaydı. deniz kıyısındaki tapınak ise “yaz­gı tanrıçası” menat'a adanmıştı. bunlar, yunan-roma panteo­nundaki tanrıçalardan farklıydı. üstelik aşk ya da savaş gibi belli uzmanlık alanları da yoktu. araplar bu ilahi varlıkların önemini açık­layacak bir mitoloji geliştirmemişlerdi, “allah'ın kızları" olarak adlandırıyorlardı.
yedinci yüzyıl arap yarımadası gibi daha ilkel bir toplumda, böyle bir bakış açısı neredeyse imkansızdı. yardımsever, şefkatli ve kudretli bir tek tanrı’ya inanmak neredeyse imkansızdı. çünkü yaşam tehlikelerle dolu, belirsiz görünüyor, bireysellik yerine toplumsallık vur­gulanıyor, insanlar kendilerini güvensiz hissediyordu. pagan bir dünyada çeşitli tanrılar güç ve nüfuz kaynağı oluşturuyor, insanın tek tanrı'ya taparak kendini tehlikelere açması mantıksız geliyordu.
tevrat'ı incelerken yahudiler sadece bilgi edinmek için okumazlar. kelimeleri yüksek sesle söyler, tanrı'nın kendisini hz. musa'ya gösterirken kullandığı dili yüceltir, asıl mesajı kalplerinde hissederler. okurken sürekli olarak ileri geri sal­lanmaları, tanrı'nın nefesi karşısında titremelerinin bir sem­bolüdür.