Ahmet Can Karaoğul

Ahmet Can Karaoğul
@ackaraogul
İnkar Aşaması
Mattus, annesinden kalan para bittiğinde, ne yapacağını bilmez hâlde başkent Finwed sokaklarında bir süre boş boş gezindi. Yolu kısa süre sonra Fitus adındaki genç bir serseriyle kesişti. Bu genç, onu diğer arkadaşlarıyla tanıştırdı. Hep beraber terkedilmiş yıkık dökük bir harabede kalan bu genç serseriler Mattus’u da aralarına alıp hırsızlık, gasp gibi işlerin inceliklerini öğrettiler. Bazen ekip hâlinde bazen de tek tek hırsızlık ve gaspa çıkan bu gençler sayesinde Mattus, en azından hayatta kalmayı başardı. Bir gün akşama doğru tenha bir sokakta gasp için pusuda beklerken rahip kıyafetli dervişe benzeyen garip bir adam ile karşılaştı; bu adam Rahip Butan’dan başkası değildi. Mattus, Butan’a sivri bir bıçak doğrulttu ancak hiç korkmuş gibi gözükmeyen Butan sakinliğini korudu. Butan, bu elleri titreyen acemi gaspçıya cebindeki tüm parayı çıkarıp verdikten sonra koltuk altında sıkıştırdığı bir kitabı uzattı: “Tam bir hafta sonra yine bu saatte tam burada olacağım. Bu kitabı okursan sana yine bu kadar para vereceğim.” dedi. Mattus hem kitabı hem de parayı aldı ve cevap vermeden oradan uzaklaştı. Mattus, tam bir hafta süresi dolduğunda, gizemli adamı yine aynı saatte, aynı yerde bekledi. Vaktinde gelen Butan ona, “Sana verdiğim kitabı okudun mu?” diye sordu. “Okudum.” diye yanıtladı Mattus. “Şimdi söz verdiğin parayı uzat.” “İnkar aşamasına geldin mi?” “Ne inkârı be adam? Ne zırvalıyorsun? Söz verdiğin parayı uzat.” Butan kendinden emin bir şekilde, “Okumadın, olmaz!” dedi. Mattus, arkasında tuttuğu sivri bıçağı Butan’ın boynuna doğru uzatarak; “Kitabını okumadım. Böyle aptallıklarla uğraşacak vaktim yok. Şimdi lafı kes ve parayı uzat.” diye bağırdı. Butan cebinden, geçen sefer verdiği ile aynı miktarda parayı çıkartarak Mattus’a uzattı. Parayı cebine atan Mattus
Sayfa 83·Kitabı okudu