Kadınları ev dışında altta ve benliksizleşmiş konumda tutan toplumsal kurumları zorlayıp değiştirmezsek, evin içinde yaşananlar hepimiz için sorunlu olmayı sürdürecektir.
"Benlik tanımlamak" ya da "kendine özgü olmak" insanın sonuçta tek başına yapması gereken bir iştir. …ne düşündüğümü, ne hissettiğimi ve nasıl davrandığımı “ben” tanımlarm. Benim ne düşündüğümü, ne hissettiğimi ve nasıl davrandığımı “biz” tanımlamayız. Yine de, bu yalnız ve zorlu isşi kendimizi soyutlayarak başaramayız. Bunu başarmak için gerekli olan şeyler, diğerleriyle bağlantımızı korumak ve ilişkikerimizde, kendimiz hakkında yeni şeyler öğrenmektir.
Bazı şeyleri gözardı etmek, olgunluk belirtisidir. Ama bunun bedeli kendinizi öfkeli, sıkıntılı ya da mutsuz hissetmek olacaksa, sessiz kalmak büyük bir hatadır. Bizim için önemli konularda tavır almayı başaramamız, bensizlikleşmeye yol açar
Erkekler, gerilimli ilişkilerde uzaklaşırlar ve bu tarzları ödüllendirilmese bile, mazur görülür. Her iki cins de suçlar, ama kadınlar bunu erkeklerden daha fazla yapar ve böyle yapmalan nedensiz değildir. Bu nedenlerin arasında, kültürel olarak tanımlanmış benliksizleşmiş ve alttaki konumumuza karşı duyduğumuz öfke, alttaki statümüzün farkına varıp başkaldırmaya karşı tabular ve bir ilişkiyi yitirme olasılığına karşı duyduğumuz korku ve suçluluk yer almaktadır.