Hayatımda hiç kimseyi böylesine pür dikkat dinlediğimi hatırlamıyordum. Her harfe, her kelimeye ve her cümleye tüm benliğimle kulak kesilmiştim. O konuşurken yüzünün aldığı şekli ve el hareketlerini izliyordum. Aşktan, sevgiden bahsetmemesine rağmen ağzından dökülenlere kilitlenmiş kalmıştım. Allah diyordu, direniş diyordu, düşmanı yok etmek diyordu ve bu da beni İsmail'e daha çok yakınlaştırıyordu.