Varlığa hikmet nazarıyla bakan kişi zahirdeki suretlerin arkasındaki manâyı idrak etmek için çalışır. Eşyanın zatında iyi, güzel ve doğru olduğunu bilir ve yeryüzündeki yolculuğunu buna göre tertip eder. İnsan insanın duygularıyla, aklıyla, kalbiyle ve ruhuyla bir bütün olduğunu görür.
Ne akıl kalbin, ne de kalp aklına alternatifidir. Varlık ve idrak serüvenimizde ikisinin de merkezi bir yeri vardır.
Ne kalpten mahrum bir akıl ne de akıldan yoksun bir kalp bizi sahip bir varlık tasavvuruna ve ben-idrakine götürebilir. 
İnsan; bir kadın, erkek, anne, baba, doktor, öğretmen, şair, ressam vs olmadan önce insandır. Sosyal hayatta üstlendiğimiz roller, insan özümüze sonradan eklenen kimliklerdir. İnsan, her şeyden önce insan olarak saygıya layıktır. İnsan onuru, her tür toplumsal kimliğin, rolün ve imtiyazın ötesinde bir değere sahiptir.