Öldürmeyi, öldürtmeyi düşünemezdi.Çünkü düşünmezdi. Çünkü baskıya karşı çıkmamak üzere yetiştirilmişti. Bilmiyordu başkaldırılabileceğini; baskıyı, zorbalığı yaşamın doğal bir öğesi bellemişti. Bu baskıyı erkeklerin kurması, her bakımdan kurması da doğaldı onun için. Çünkü güçlü olan onlardı; hep başta olan, her şeye egemen olan. Ben de onlardan biriydim. Daha genç, daha beceriksiz belki ama erkek.
Benden çok uzak, inanılması güç bir öykünün tümcesi sanki bunlar. Bir düş bile değil. Düşler kişinin kendi gerçeğine ucundan bucağından yaklaşırlar çünkü.