"En iyi anlarım, saat beş civarında, pencereden güneșin batışını seyrettiğim zamanlar. Soğuk dışarıdaki her șeyi kaskatı yapıyor, ben de dört saat aralıksız çalışıyorum. Loş belediye kütüphanesi de hoșuma gidiyor. [...] Nietzsche'nin çok güzel bulduğum bir sözü geliyor aklıma: Hakikatten ölmemek için Sanatımız var."
"Hayata atılırken bizler, hepimiz, bu durumla, yani hayatını kazanmak için bir şey yapma zorunluluğuyla, seçim ânıyla ve nihayetinde, olmamız gereken yerde olma ya da olmama hissiyle nasıl başa çıkıyoruz?"
"Tam șu anda, sokaklarda, meydanlarda, metrolarda, amfilerde, milyonlarca kişinin kafasında milyonlarca roman yazılıyor, bölüm bölüm ilerliyor, yazılıp yazılıp siliniyor, baştan başlanıyor ve hepsi, gerçekleştiği ya da gerçekleşmediği için ölüyor."