Z A N A

Z A N A
Ким олдугуну хатьрла
Rusia
batman, 3 Haziran
54 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Belki bugün çok yoruldum. Belki önümde hâlâ uzun bir yol var. Ama biliyorum ki emek asla karşılıksız kalmaz. Şu an kurduğum hayaller, bir gün içinde yaşayacağım gerçeklere dönüşecek. Vazgeçmediğim her gün, gelecekteki bana atılmış bir imza gibi. Güzel günler bir anda gelmeyecek belki ama attığım her adım beni onlara biraz daha yaklaştırıyor. Ve ben, o gün geldiğinde bugün verdiğim mücadeleyle gurur duyacağım.
Bir gün gerçekler hayallerden daha güzel olucak
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bir halkın en büyük mirası toprağı değil, dilidir. Toprak işgal edilir ama dil yaşarsa halk da yaşar.
Evet evet tek kelime türkçe bilmeyen nenelerimizin tek kelime kürtçe bilmeyen torunları büyüdü
Önceki 1 yanıtı göster
Delîlla
Delîlla
ben sana demedim ki yaptığın iletiye genelleme cevap yazmıştım da sen niye atarlandın şuan bana anlamadım 😅
Hayırlı bayramlar
Bütün Müslüman kardeşlerimin Kurban Bayramı Mübarek olsun inşallah 🍬🍁
1000Kitap
Sevdiklerinizle birlikte nice mutlu bayramlara:)
Rabbim cümlemizi bütün sevdiklerimizle birlikte geçirmeyi nasip eylesin inşallah... Sizlere de Hayırlı Bayramlar Olsun İnşallah 🍬
Çağımızın en büyük hastalığı...
Keşke kalp kırıklıklarına iyi gelen bir ilaç olsa… Bir sabah uyandığında, suyla birlikte yutulan küçük bir tablet… Ve içindeki bütün o düğümler çözülse. Boğazına takılan cümleler erise. Geceleri aynı sahneyi defalarca başa saran zihin susa. Keşke. Ama kalp böyle bir şeyi kabul etmiyor. O, iyileşmeyi bir reçeteye değil, zamana yazmış sanki. Ve zaman, en iyi doktor olduğu kadar en acımasız bekleme odası. Kalp kırıklığı dediğin şey, görünmeyen bir yara. Kanamıyor gibi duruyor ama insanın içini eksiltiyor. Bir bakışın eksikliği, bir sesin yokluğu, bir “nasılsın”ın hiç sorulmaması… Hepsi birer iğne gibi batıyor. Ve insan en çok da şunu öğreniyor: Bazı yokluklar, varlıklardan daha ağır. Eğer böyle bir ilaç olsaydı, belki herkes daha az ağlardı. Belki sokaklar daha sessiz olurdu. Ama belki de insan, en çok kırıldığında kendini tanır. En çok o zaman anlar hangi kelimenin onu iyileştirdiğini, hangi sessizliğin onu paramparça ettiğini. Yine de insanın içinde küçük bir çocuk kalıyor: “Geçsin” diyen, “hiç olmasın” diye fısıldayan. Bir avuç huzuru bir kapsüle sığdırmak isteyen. Ama yok. Kalp kırıklığına iyi gelen tek ilaç, biraz zaman; biraz kabullenme; biraz da insanın kendi içinden yeniden geçmeyi öğrenmesi. Ve en tuhafı şu: Bir gün acı hafiflediğinde, insan o kırıklığın içinden geçen ışığı fark ediyor. O ışık, ilaçla gelmiyor. İçeriden doğuyor.
Bazı kırıklıklar geçmiyor belki ama insan acısına rağmen yeniden gülmeyi öğreniyor ve en güzel iyileşme kimse fark etmeden içten içe oluyor:)
youtu.be/0v3ZZFNBx5w?si=... Çırpındıkça daha da mı hapsolur insan, yoksa hapsoldukça mı çırpınır?
1000Kitap
insan bazen kurtulmaya değil sadece batmadığını kanıtlamaya çalışıyor ve Kurtulamadıkça da hapsoluyor