Yüreğini gösteriyor. Bu kadar büyük bir sevdayı şuncacık yüreğin nasıl çektiğine, nasıl dayandığına kendi de şaşıyor.
“Şimdi yar şu yüreği, kan değil namussuzum kıpkızıl sevda akar. Köroğlu da bilir bunu. O da hep şaşardı, bu kadar sevmemi aklı almazdı.”
“Çocuk sesleri. Ne güzel. Çığlıkların çocuk seslerine dönüşmesi ne güzel. Kokuşmuş bir batağın orta yerinde ansızın açılan sonsuz güzellikte çiçekler.”
“Hazırsındır insanları sevmeye. Hep birilerine güvenmek, birilerine yakınlaşmak, bir şeyler vermek isteğiyle dolusundur. Güzel bir görüntüyü, güzel bir ezgiyi, güzel bir şiiri, bütün güzellikleri bölüşecek, paylaşacak birileri olsun istemişsindir. Senin yapında vardır bu sevecenlik. Yakınlaşmalarının çoğu yıkımlarla bitmiş olsa da böylesindir.”