baskıya karşı çıkmamak üzere yetiştirilmişti. bilmiyordu başkaldırabileceğini; baskıyı, zorbalığı yaşamın doğal bir öğesi bellemişti. bu baskıyı erkeklerin kurması, her bakımdan kurması da doğaldı onun için. çünkü güçlü olan onlardı..
onun tek tek kişilerin değil de toplumun, içine doğduğu ekonomik ve toplumsal koşullarının kurbanı olduğunu bilmiyor muydum? biliyordum elbet. bilmediğim şey “toplum”un biz olduğumuzdu..