İnsanlar bazı durumlarda yanında somut bir destekçi bulmakta zorlanabilirler. En
ihtiyaç duyduğu anlarda 'bu boş işlerle uğraşmaktan ne zevk alıyorsun' diye bir şey
işitirler ve tüm istek arzular yerle yeksan olur. Gerçekten şu dolu işler neymiş onu da
anlamış değilim. İnsanların bazı konularda düşünceleri ve kendi inandıkları doğruları
benim yanlışım, benim yanlışım ise insanların doğruları olamaz mı ?
Kimisi ise tüm bunlara aldırış etmeyerek, 'he he diyip geçerek' herşeye rağmen
hedeflerinin peşinden koşarlar.
Bazı olaylar hakkında ise tek bir pencereden bakıp tek bir doğruya kendimizi
inandırır, o inandığımız doğrudan başka bir seçenek yokmuş gibi davranır, ona göre
yaşarız. Olaylar istediğimiz gibi gitmeğinde ise kendi doğrularımızdan kaçarız…
Bazı hikayeler yarım kalmamıştır aslında, o kadardır, iyisiyle kötüsüyle yaşanmış ve bitmiştir. Çünkü her şeyi düzeltmeye çalışmanın olan şeyleri de yok ettiği bir dünyadayız
Bir umuttu bizimkisi,
Öyle pahalı hayaller,
Öyle şatavatlı hayatlar,
Öyle özentili yaşantılar,
Değildi bizimkisi...
Bir umut yolculuğuydu,
Hayatta kalma mücadelesiydi,
En haklı direnişti bizimkisi.