İçimde yavaşça çöken bir dünya var. Ne kurtarabiliyorum ne de tamamen bırakabiliyorum. Herkes bir yerlere tutunmuş gibi, ben ise
boşlukta asılı kalmışım sanki. Bir çizginin üzerindeyim sürekli. Ne ileri gidebiliyorum ne de geri dönebiliyorum. Gülüyorum bazen alışkanlıktan, çünkü dursam içimdeki karanlık konuşacak. Kimse fark etmiyor ben her gün biraz daha kayboluyorum. Ne kalacak kadar inancım var ne de gidecek kadar cesaretim. Kendime dönsem yabancı, birine açsam anlamsız geliyor.
Ve geceler...
Herkes kendi huzurunda kaybolurken ben içimdeki boşlukla yüzleşiyorum.