• Çünkü korku duygusu geçiciydi. İnsan bir gün korkar, ertesi gün unutur, hayatın ayrıntılarına dalar ve kahkahalarla gülebilirdi.
  • Merhaba sevgilim. Gün doğumunu izliyordum aklıma düştün yine keşke dedim... Keşke seninle izlesem şu güneşin doğuşunu. Sonra kapadım gözlerimi yanımda hayal ettim seni. Esen hafif rüzgarı parmakların varsaydım mesela. Saçarımda hafifçe gezinen parmakların... Sonra gözüme değen dalgalar var bir de. Şu denizi beraber izlesek seninle dedim. Buz gibi görünüyor bakınca bile içi üşüyor insanın. Tam şu anda saçıma küçücük bir çiçek yaprağı kondu. Keşke sen yanımda olsaydın alsaydın onu saçımdan sonra birbirimize bakıp gülseydik. Bak karşımda bir de eski bir bina var kullanılmıyor... içinde güvercinler var. Sadece onların sesini duyuyorum şu an. Bir de arada esen rüzgarın sesi var. Senin sesin ne çok yakışırdı buraya. Seni seviyorum deyişin. Sanki onun için yapılmış bir müzik gibi. Sanki herşey beni sevmen için yapılmış gibi sevgilim. Havada uçan tozun bile sesi geliyor. Tam sevdiğimiz gibi. Sakin huzurlu... Martılar birbirlerine aşıkmışcasına bağırıyor şimdi de birkaç karga ve bir de minik kuşlar. Anlaşmış gibi hepsi seni bağırıyor sanki bana. Her yerde o kadar sen varsın ki. Gökyüzünde onca bulutun arasında da buldum seni. Pamuk gibi kalbini. Nasıl güzel sevdiğini gösteriyorlar bana. Ah işte kocaman bir dalga ve senin kızgın yüzün. Deniz de birşeylere kızmış belli. Bence balıklara kızdı içindeki en değerli parçaya kızmış olmalı. Çünkü sende içindeki değerli şeylere kızınca deli bir dalgaya dönüyorsun. Bakışların kararıyor soğuk uçsuz bucaksız oluyorsun. Sonra aniden duruluyorsun tıpkı deniz gibi. Denizin balıkları örttüğü gibi örtüyorsun beni yine. Kalbin sarıyor kalbimi. Güneş vuruyor denize deniz sıcacık oluveriyor. Sana gelen güzel haber gibiydi güneş. Seni de sıcacık yapıyor işte. Bulutlarını ortaya çıkarıyor...<br>
    Karşı camda gördüğüm yansıma çok yalnız. Ayağında pembe puf üzerine giydiği griylerle orda oturan kız çok yalnız. Yanına bir sen lazım. Deniz gibi fevri bulut kadar durgun bir sen lazım. Sonra belki balkonuna bir kaç çiçek. Çiçek şart ki o çiçeklerin yaprakları da uçup konsun yalnız kadınların saçlarına. Mutlu etsin onları da... <br>
    Sevgilim, sana benzeyen herşeyi saklamak istiyor kalbim. Bulutları saklayamam biliyorum, belki deniz de beni aşar ama seni saklayabilirim. Sana her baktığımda onları görebilirim. Şimdi seni saklayacağım. Kalbimin en derin en güzel köşelerine. Orda seveceğim seni. Kimsenin görmeyeceği yerlerde yeniden aşık olacağım sana. Sadece sen ve ben...
  • sabah

    fırtına durdu, önce bunu laklakalarıyla martılar kutladı

    sonra deniz, çok yaşamış birinin derisi gibi kırıştı

    sakin huzurlu bir iç çekiş olarak, Al-lah

    kıyı boyunca uzanan beton şehirden yükselen ah

    sabah, fırtına durdu...

    Cem Sancar
  • İçimde;
    Alev alev büyürken
    Hasretinin gölgeleri,
    Masum bir sigara
    Ateşini körükler içimdeki dipsiz cehennemin...
    Rakıya ne hacet,
    Elime karışan saçlarının kokusu
    Yeter de artar bile
    Kör kütük sarhoş etmeye...
    Ah,ne büyük acizliktir şimdi
    Yetim düşmüş birkaç kelimeyle
    Anlatmaya çalışmak hasretini...
    Seni özlemek,
    Boğulmaktı yanarken içim
    Dökülmekti kirpiklerinden,
    Simsiyah toprağa...
    Seni özlemek,
    Düşmekti sadece...
    Gökyüzünden,
    Gecenin en derin sessizliğine...

    Martılar gece ağlarmış...Biliyor musun ?