Göklere kırılırken bile, kalbi erirken bile en fazla " Hiç mi kimse benim için ' Allah seni bunaltmasın, darda koymasın' demedi?" Diye sızlanmıştı kendi içinde.
El Kızı, şimdiye kadar nasıl okumadım dedirten şahane bir klasik. Romanının sonuna geldiğimde sanki karakterleri tanımışım, yüzlerini görmüşüm gibi hissettim. Bazen Nazan’a üzüldüm bazen sinirlendim, Hacer’i oğluna şikayet etmek istedim v.s. Özellikle yeşilçam filmlerine düşkün olanların mutlaka okuması gereken bir kitap, çok zevk alacaklarına eminim. Bu kadar da olmaz dediğimiz karakterler, olaylar nihayetinde toplumumuzun gerçeklerini yansıtıyor. Herkesin ailesinde vardır;Hacer, Mazhar,Nazan,Haldun..Final ise gerçekten iyilik edenin iyilik, kötülük edenin kötülük bulduğu beni memnun eden bir son oldu. (Jale’nin Haldun’a kendi evladıymış gibi sevgi gösterip,annesi hakkında her zaman olumlu yaklaşması artı puan yazdırdı ve sonunda arzu ettiği hayatı elde edebildi) Evet Nazan’ın sonu.. Her insanın rüzgârında ayrı savrulan, kendi iç dünyasında bir türlü kendini var edemeyen bir karaktere rüzgârla son bulan bir hayat.. Ah Nazan ah.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615bin okunma
Settarhan bir yanıyla korktu bu uluorta sözlerden. Kendisine buyurulan
şeyden ve kendisinin de yapmaktan korktuğu şeyi yapmamaktan değil;
hakkını Piruz'a helâl etmekten, Azam'ı affetmekten korktuğu için korktu.
Korku dağları beklerken düğüm düğüm üstüne. Ukde der ukde. İçine bir
düğüm daha atıldı. Kördüğüm oldu açılmadı.