• Tavsiye bağlamında güzel bir eser. Son dönem de Müslümanlarının zillet, sefalet içinde olması çoğu düşünürü çözüm aramaya itmiş ve bu konuda imkanları ölçüsünde bir eser, makale, kitap yazmışlar. Muhammed Esed de bu probleme çözüm aramak için böyle eser kaleme almış. Kitabın muhtevası daha çok "Avrupa medeniyeti karşısında Müslümanların alması gereken durum ve tutum" problemine çözüm aramakta. Son dönem İslami tecdid/dini reform adı altında sünnete saldıran, bir kenara iten şahsiyetlerin/müfekkirlerin aksine sünnete daha sıkı bağlanmamız gerektiğini vurgulayan ve bunun sadece fikri olarak değil şekli olarak da (ki efendimizin giyiminin bağlayıcılığı olmamasına rağmen) gerçekleşmesini savunmuş. Bir zamanlar İslam da canlılığın ve ilerlemenin sebebi olan etkenler bugün gerilemenin ve donukluğun sebebi olduğunu belirtip bugün ki kurtuluşumuzu Garp medeniyetinden ithal prensiplere değil de terkedilmiş o eski prensiplere dönmeye, onu tatbik etmeye ve mecbur olduğumuz şeyin, eksik görüşlerimize, gaflet ve tembelliğimize çare bularak kendi kusur ve kötülüklerimizi ıslaha muhtaç olduğunu vurgulamış. Ve İslamı batmakta olan gemiye benzetip onu kurtarmak için iki önerisi vardır: 1)Ümitsizliğin diğer adı "bahane bulma" ruhunu terketmek
    2) Sünnete bilinçle şuurla sımsıkı sarılmak.
    Son olarak:
    "İçinizden Allahı ve ahiret gününü umanlar için, Rasulullahta tam bir örneklik vardır" (Ahzab:21)
  • İslam varsa ahiret hayatını dünya hayatından daha kıymetli bilmeyeni cehaletten kurtarmak için vardır...
  • Ahiret öyle yakın seyredilen manzarada,
    O kadar komşu ki dünyaya duvar yok arada 
    Geçer insan bir adım atsa birinden birine , 
    Kavuşur karşıda kaybettiği bir sevdiğine.
  • O ite arkadaşına hakkım haram olsun. Böyle beni kandordı ya arkadaşın tam bş sapık. Ne demişler atkadaşına bak ne bok sapık old.anlarsın. Seni de o sapık arkini de Allaha havale ediyoum. Böyle beni işlettiniz ya. Çok şükğr tuzağınıza füşmedim harama girmedim asla. Sapıklar şerefsizler. Hakkım haram olsun ahımı aldınız. O arkadaşınını Allaha havale esiyorum. Hem siz kimsiniz ya bana acıyprsunuz. Siz kendinize acıyon. Öbür dünya da var. O köpek şerefsiz it iboooookkk böyle yarım bıraktı ya gene. Ahiret de var. Ahımı öle bi aldı ki. Acısı çıkıcak ama. Rezil etti iftiralarıyla. Seviyosun yalan mı kanıtlarım var. Korkaksın ama. Yeminlen artık sana dönmme o kadar zor ki. Yerin dibine soktuun beni. O kız bile acıdı halime lerefizs iftiralarından bıktım. Rezill ettin beni. Korkak sıkıysa ara da sıçam ağzan haddini bildirem. Gönğl isterdi yüm sapıklara numaranı verem senş rezil edem. Sıçsınlar sana. Yemin istesem sapıkları öyle bir başına musallat ederim ki. Ben niye senşn adına yazayım 1k da it. Demedim mş hakan var. Kadir köpeğine sor o daha sapıl. O bile yaptı. Sapıklar. Kaidre anlattom ya anlatıcak bi liş bile yokken. Gene kendinş bi bok sandın açmadın. Yeminlen dedi çocuk sapık evine helirim evleniriz zorkçla uaparım. Deid. Köpek tir tir titredim ağlamaktan başım döndü yemin. Sana yeminle asla yalan söylemedim. Ama sendçse hep rezil rüsva ettin dünya aleme. Bi kere sen o kıza ne kadar güveniypsun. Anladım ki her önüne gelene beni anlatmışsın. Eğlencenim ya kullanıyon ya. Güldürüyom ya. Hoşuna gidiyo. İtsin lan. Yokmseni seviyorum dememiş. Kanka gibiydik lan seni beni saf mı sandın it. Kimle konuştuysam dendin. O mal two heart da hepsi. Deniz de mahir amca da. Mal kadimce de. Murat mesut da. Ballım 25 de. Nur da mavi kelebek de. Davut çelik de. Latif dursun mavi kelebek mir kır papatyası müjgan abdulselam gözütok yaman singer. Hepsi sendin it. Tüm yazışmalarımda sendin. Hislerim çok kuvvetli. Nedense ilk hesap açyıpımda yabancı isimle 1 mesaj bile gelmez. Ama ne zamanki nır beyza (precses yok kraliçediceksinşz bide ece açnıl it. )açsam 10 larca mesaj geldi. Şerefsizsin şiirlerin şarkıların önemi yok kş senç seviylrum demedikten sonra. Ama asla olmicaz. Olamadık.
  • Allah'a ,Ahiret gününe,meleklere, kitaplara,peygamberlere iman etmiş olur ve malını seve seve karabet sahiplerine,yetimlere ,yoksullara,yolculara,dilenenlere verir,ve esirleri azat eder ve namazını kılar,zekatını verir,ahidlerini yerine getirir ve ihtiyaç, hastalık, ve şiddetli savaş hallerinde sabırlı bulunurlarsa işte sadık olanlarda onlardır.
  • Hayyam, bütün bunları görünce kesin olarak anladı ki, mükaşefe yoluyla erişilen bilgilerin onlara aktarılması olası değil; onlardan oruç,, namaz,hac,, zekât gibi yükümlülüklerden, belirlenmiş miktardan fazlasını beklemenin bir anlamı yok. Büyük bir çoğunluğun şeriate ilgi duyuşu mâişetlerini sağlamak, güvenlik içinde yaşamak, haklarını tecavüzden korumak içindi.

    Uhrevî saâdete ancak iman edip, ahiret ekinini dileyen, ve ona yaraşır şekilde çalışıp çabalayanâ azınlık erişebilir; azgınlık vadisine sapıp, dünya hayatını ahirete yeğleyenlerin dönecekleri yer ise ancak cehennemdir.

    Böylesine bozguncu, böylesine isyankâr insanların bu eylemlerinden daha fazla hüsranı hak eden bir eylem var mıdır? Bütün gayesi mal biriktirmek, yemek, içmek, şehvetlerini tatmin etmek, içindeki kin ve nefreti dindirmek için insanları azarlamak, makam-mevkii peşinde koşmak, dinî amelleri işleyerek insanların gözünü boyamak gibi şeylerden öte bir şey düşünmeyen bir insandan daha ziyade ziyanda olan bir kişi tasavvur edilebilir mi?

    Bu şeylerin tümü, koskoca bir ummanda üst üste binmiş karanlıklara benzer. Bu karanlıklar içinde boğulmak, böylesi insanlar için Tanrı'nın takdiriyle kaçınılmaz olmuştur.
    İbn-i Sina
    Sayfa 85 - İnsan yayınları
  • Hz. Osman’a göre namazı vaktinde kılana dokuz ödül vardı: "Allah'ın sevgisi, sağlıklı bir beden, meleklerin koruması, bereketli bir ev, dindar insan siması, yumuşak bir kalp, sırat köprüsünden şimşek hızıyla geçiş, ahiret korkusu ve üzüntüsünden uzak olma, cehennemden kurtuluş. "