Ahu... Zel...

Kesinlikle beklemediğim bir sondu.
8/10
·440 syf.··
2024 3. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2024 23:00
SPOILER İÇERİKLİ BİR YORUM OLACAK. Kitap 12. Bölüme kadar alışık olduğumuz seyrinde ilerliyordu aslında. İlk iki kitapta gördüğümüz atmosfer hakimdi. 11. Bölüm Hande'nin Yiğit tarafından kaçırılmasıyla biterken 12. Bölüm San Francisco'da aradan yıllar geçen bir zamanda başladı. 12. Bölümün başı yeterince kafa karıştırıcıyken devamında serinin başından beri ilmek ilmek kafamıza işlenen her bir sorunun cevabını teker teker almaya başladık. Büyük bir bilgi bombardımanının ardından Tekin ve Melisa'nın düğünüyle tam bir nefes aldık, artık güzel günlerle devam edeceğiz bitiyor kitap dedik. 2 sayfa sonra Emir pisliği tekrar ortaya çıktı. Hayır neden yani? Gerçekten en başında Elif Mirzanlı'nın katili sandığımız Bora'nın aslında hiç katil olmadığını, Elif'i onun öldürmediğini öğreniyoruz, oh be diyoruz. Ne olursa olsun gerçekten de Bora katil değilmiş diyip seviniyoruz. Sonra kitabın bitmesine 2 sayfa kala Emir pisliği mezarlıkta ortaya çıkıp Hande'nin kafasına silah dayayıp ikisini de öldüreceğini söylüyor. Bora da biliyor tabi Emir pisliğinin içeri tıkılmakla durdurulamadığını, kesin çözüm olsun Hande'den de çocuğundan da uzak dursun diye Emir'i öldürüyor. Sorarım sana ey yazar, bunca acıdan sonra gerçekten kitabın finalinde Bora'yı katil edip bir kez daha parmaklıklar ardına tıkmana gerek var mıydı? Herkes bir şekilde yaptıklarının cezasını çekmişken, ortada hiçbir sır kalmamışken Hande'ye de Bora'ya da Poyraz'a da bunu yapmaya gerçekten gerek var mıydı? Bu durum çok sinirlerimi bozdu benim. Halbuki buraya kadar acısıyla tatlısıyla çok da güzel gelmiştik. Mesela kitabın başlarında Hande'nin söylenenlerin bir oyun olduğunu, rol icabı ve plan doğrultusunda söylendiğini bilmesine rağmen, ve kendine de bunu defalarca kez hatırlatmasına rağmen, yine de o cümleler gerçekten
Serzeniş III: VebalSümeyye Koç · Epsilon Yayınevi · 2022331 okunma
Kübra Yıldız isimli okura yanıt verildi
Ahu... Zel...
Çok net hatırlamıyorum uzun zaman geçti üzerinden ama alışılagelmiş anlamda bir mutlu son da değil. SPOILER: Muhtemelen ya Bora'nın hapse girişiyle ya da hapisten çıktığı zamana bir zaman atlaması yaparak bitiyor olabilir. Emin değilim.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şaka bir yana... Mayıs beni yaşlı mı buluyordu? Ben sadece yirmi be... Yirmi dört yaşındaydım.
Sayfa 132 - Sıraç Karayel·Kitabı okudu
Ahu... Zel...
Ah Sıraç... Yirmi beş yıldır yirmi dört yaşında olan, avuçları kahve kokulu adam