O sırada, siyahîlerden birkaç kişi gemiye geldiler. Kumandan İngilizce bildiği için, yanlarında İngilizceyi ve Portekiz dilini bilen bir
tercüman da getirmişlerdi. Kumandanın yanına girdiler. “Biz şimdiye kadar dünyada mevcut beyaz insanların tümünün Hristiyan ve
yalnız siyahîlerin Müslüman olduğunu sanıyorduk. Sizleri görünce,
diğer ülkelerde de Müslümanlar olduğunu anladık. Bundan dolayı
çok memnun olduk.” diyerek kendilerine İslâm’ı öğretecek bir adam
bırakılmasını rica ettiler.