Acziyetimizle beraber, insan olarak bize bahsedilmiş lütufların varlığından da bahsedilmesi gerekiyor. Lütuf, insanı bulduğu yerde bırakmaz, daima daha ileri taşır. Bunun için gözlerimizin görebilmesi ve kalplerimizin de duyabilmesi gerek. Tabiat bize bir şey söylüyor. Onu işitmeliyiz.
Soruları daha derinden yaşamaya, farklı zihinlerin bilgelik ve bakış açılarını misafir etmeye cesaret edebilmeliyiz. Şairin dediği gibi, dünya güzeldir hâlâ, eğer biz hayata ve dünyaya mündemiç olan belirsizlikle barışabilirsek.
Ne kadar esnek olursak, hayattan öğrenmek, stresle başa çıkmak ve hayatımızdaki sürprizlerden ders çıkarmak için o kadar donanımlı oluruz. Esneklik, hayattan öğrenebilmek demektir. Hayatın her an tazelendiğinin bilgisiyle hayrete açık olmak.