Bilinçaltımızda insanın masumiyetine, kötü insanların dahi askeri bir iyiliğe sahip olabileceğine dair bir inanç var. Saf kötülükle karşılaşmak bu varsayımı paramparça ediyor, bizi kırılganlığımızla yüzleştiriyor. Gerçek daha yakına geldiğinde canımızı acıtır.
Sevgilerimiz kadar kırgınlıklarımızı, öfkemizi, kederlerimizi söylemeyi de yarınlara bırakırız ve hiç söylenemeden boğazımızda bir yumru olarak kalırlar.