"Sen değiştin," dedi Aldrik nefesiyle Vhalla'nın saçlarını okşayarak. "Değiştim," dedi Vhalla fısıltıyla. Hiçbir şey yoksa bile gerçekliği kesin olan bu vardı. Doğu'da olduğu son seferinde amaçsız bir kız çocuğuydu. Şimdiyse dünyanın ağırlığını hissediyordu omuzlarında. Soyluluğun ağırlığının ve oynayacağı daha önemli rolün omuzlarına nasıl da uyduğunu hissediyordu. Babasına, bihaber bir kız çocuğu olarak dönmeyecekti. Aldrik onu kendine çevirdi. "Ve dönüştüğün kadını seviyorum, derinden ve büyük bir aşkla." "Seni seviyorum, Aldrik." Aldrik yüzünü avuçlarının arasına alırken Vhalla adamın dokunuşlarının tadını çıkardı. "Ve korkarım her zaman seveceğim." "Ah, Vhalla." Aldrik dudaklarını onunkilere kavuşturmadan önce duraklayıp kıkırdadı. "Bu benim korkmadığım tek şey."
Aldrik derince iç çekti, omuzları neredeyse on yıldır taşıdığı görünmez yükle çökmüştü. Daniel'ı tutan elini gevşetti. "Biliyorum," dedi ona olduğu kadar kendine de. "Ben de yaşadım bunu. Başka hiç seçenek yokmuş gibi görünür. Dünya çok ağır geliyordur, katlanılamayacak kadar korkunçtur. kendini öldürmene göz yummadığımız için benden, bizden, Vhalla'dan nefret edeceğini biliyorum. Ama bir gün mutlu ve keyifli olduğunda -ve bir gün mutlu ve keyifli olacağını söylediğimde bana inanmadığını biliyorum- bize teşekkür edeceksin. Bu ölüm döngüsünü dövüşmeksizin bırakmana izin vermediğimiz için bize teşekkür edeceksin çünkü daha yapacakların var."
"O ve sen..." Aldrik duraksadı, bu soruşturmaya devam etmeyi isteyip istemediğinden emin değildi. Vhalla sevdiğinin güvensiz hissetmesini hiçbir şekilde istemiyordu ama Aldrik'in bir ölümlü olduğunu ve onun da kıskançlıkla tereddüt hissettiğini görmekte rahatlatıcı bir şeyler vardı. "Aramızda bir şey yok," diye güvence verdi nişanlısına. "Olabilirdi ama olmadı. Kalbimi sana vermiştim çünkü." Aldrik'in bir eli dizginleri bırakıp Vhalla'nın parmaklarına kenetlendi. Vhalla hoşnutlukla iç çekti. Atın sarsıntıları Vhalla'nın aklını bulanıklaştırırken Aldrik'in parmakları onun bileklerinde kendilerince oynuyordu. "Bu seçiminden seni asla pişman etmeyeceğim. Bir daha asla," diye söz verdi Aldrik. "Ben de sana aynı sözü veriyorum."