• Euripides (mö y.484-406): atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. bu özelliği şenliklerde aiskhylos ve sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir ozan olmasına bağlanır. euripides’in oyun kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır.
    euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan, ya da modern ozanların ilki sayılabilir. ölümünden sonra sahnelenen iphigenia aulis’te tragedyasının devamı olduğu halde iphigenia tauris’te daha önce, mö 414-413’te sahnelenmiştir. eser antik yunan toplumunda çok değer verilen bir konuyu, dostluk ve kardeş sevgisini konu eder. aristoteles’in poetika’da sıklıkla değindiği iphigenia tauris’te, antik tiyatronun teknik açısından en başarılı örneklerinden biri kabul edilir.
  • Bir mitoloji aşığına huzur verecek bir kitap. İnsanların aşığı Prometheus'un başına gelenler kendi ağzından dinliyoruz. Kitabın ekler kısmında Hesiodos'tan ve Goethe'den de alıntılar olması çok hoş olmuş. Keyifli okumalar.
  • Söyle bitsin, öğrensin her şeyi,
    Hastaya hoş gelir açıkça bilmek
    Başına neler, neler daha geleceğini.
  • "Yönetimi ele geçirmiş nice iktidar sahibi kişi ya da partiler vardır ki, karşılarına dikilip direnen tek tük düşünce sahiplerini susturup yok edebileceklerini sanırlar, oysa sonuç umduklarının tersine çıkar: İktidar sahipleri devrilir gider, düşünce sahipleri yener ve kalır. İnsan toplumunun bu değişmez yasasının bilincine varan Aiskhylos onu Prometheus diye bir efsanelik kişinin ağzından bildiriyor bize dek: Akıl gücü kaba güçten üstündür, düşünceye gem vurulamaz, özgür düşünce tutuklanamaz, susturulamaz, alt edilemez, olaylar nasıl gelişirse gelişsin, gelecekte egemenlik kaba kuvvetin değil, özgür düşüncenindir."
    Azra Erhat, Ağustos 1967.
    Aiskhylos
    Sayfa 14 - İş Bankası Yayınları
  • Bilgeler kaçınılmazın önünde eğilir.
  • Elektra hikâyesi mitoloji, psikoloji ve edebiyat olmak üzere üç farklı alana katkıda bulunmuştur.

    Elektra hikâyesi ta Truva Savaşı’nın başlamasına kadar dayanır. Elektra tıpkı lanetli bir soydan gelen Kral Oidipus gibi lanetli bir soydan gelir: Pelops Soyu. Bu soy Homeros ve tragedya yazarlarında önemli bir yer tutmuştur. Pelops’un Atreus ve Thyestes adında iki oğlu vardır. Bu ikili Argos’ta hüküm sürmektedir. Araları bozulunca Thyestes Argos’tan kaçar, kaçarken de kardeşinin oğlunu yanına alır. Thyestes kardeşinin oğlu büyünce, yeğenini intikam almak için babasını öldürmeye gönderir. Durumun farkına varan Atreus genci idam ettirir. Sonradan kendi oğlu olduğunu öğrenir. Bu sefer de intikam alma sırası ona gelmiştir. Çok hain bir plan hazırlar Atreus. Kardeşi Thyestes’in iki oğlunu öldürür. Atreus, kardeşi Thyestes’le barışmak maksadıyla bir ziyafet verir. Ziyafette, öldürdüğü yeğenlerinin etini kardeşi Thyestes’e yedirir. Buna çok sinirlenen tanrılar Pelops oğullarını lanetlemişlerdir. Thyestes’in Aigisthos adında bir oğlu daha vardır(Atreus’un da Agememnon ve Menelaos adında iki oğlu var). Babasının ve kardeşlerinin intikamını almak ona kalmıştır.

    Truva filmini izleyenler Agememnon, Menelaos, Paris, Helena gibi isimleri bilirler. Paris, Sparta kralı Menelaos’ın dünyalar güzeli karısı Helena’yı Truva’ya kaçırır. Şanlı Agememnon kardeşine yapılanlar karşısında Truva’ya gitmek için büyük bir ordu toplar. Yola çıkarlar fakat denizde rüzgâr esmiyordur. Bunun için Tanrıça Artemis’e büyük kızını kurban eder ve Truva’ya doğru hareket ederler. Savaş çok uzun sürmüştür. Savaş bitmiş, taraflar evlerine dönmüştür. Kızının ölümü için kocası Agememnon’a kin besleyen Klytaimnestra aşığı Aigisthos’la beraber kocasını öldürür. Bu ölüme çok içerleyen Elektra, kardeşi Orestes’i şehirden gönderir. Yıllar boyunca annesi ve annesinin aşığından eziyet görecek olan Elektra, kardeşi Orestes’in büyüyüp babalarının intikamını alacağı düşüncesiyle hep sabretmiştir. Kitap Elektra ve Orestes’in intikamlarını nasıl aldığını anlatıyor.

    Elektra babasına çok üzülür, çok ağlar. Annesi onun için tehdit sembolüdür. Babasına olan sevgisi o kadar büyüktür ki annesinin yaptığı zulümlere bile katlanır. Bu sevgi ve bağlılık psikolojide Elektra Sendromu olarak nitelendirilir. Kız çocuklarının babaya karşı aşırı yakınlık beslemesi ve anne tarafından cezalandırılma korkusu içinde olma durumu olarak kabaca tanımlanabilir. Biliyorsunuz bu durumun tam tersi de Oidipus Kompleksi diye nitelendiriyor. Elektra’nın psikolojiye katkısı yüzeysel olarak böyledir.

    Elektra hikâyesi üç yunan tragedya yazarı; Aiskhylos, Euripides ve Sophokles tarafından da işlenmiştir. Aiskhylos ve Euripides hikâyeyi Agememnon’un dönüşünden Orestes’in intikamını almasına ve serbest kalmasına kadar tüm efsaneyi anlatır. Elektra geri plandadır. “Hakim fikir, tanrıların amansız laneti ve insanların dindarlıkla ve ahlaka uygun davranarak kadere etki edebilmeleridir”. Sophokles’te tersine Elektra karakterini yüceltir. Kral Oidipus ve Oidipus Kolonos’ta kitaplarında daha çok insan ve kader arasındaki mücadeleye yönelme Antigone ile karakter çözümlemelerine doğru yönelir. Elektra da ise bu yönelme zirveye ulaşır. Bunun için diyebiliriz ki Elektra bireyin iç dünyasına yönelme bakımından Antigone ile beraber Sophokles’in en iyi eseridir. Sophokles, Elektra’nın içindeki ıstırabı, üzüntüyü, sevgiyi, nefreti, kini, mantığı ona ayırdığı kısımlarda öyle güzel tarif eder ve hissettirir ki okuyucu ister istemez Elektra’nın arkasında durur, zalimlere karşı onun yanında görünmez savunucusu olur. Sophokles Elektra’nın karakter portresini çizerken zıtlıklardan yararlanır. Kardeşi Khrysothemis(bu nasıl okunuyor) Elektra’nın tam tersi karakterdedir. Bu zıtlık bize Elektra’nın karakterini daha iyi yansıtır ve özümsememize yardımcı olur. Kral Oidipus ve Oidipus Kolonos’ta kitaplarından edebi zevk çok alamasam da Antigone ve Elektra kitaplarını okurken edebi zevke doydum.

    Bilinmelidir ki mitoloji için asıl kaynaklar Hesiedos ve bilhassa Homeros’un eserleridir. Homeros ki iki büyük eseri İlyada ve Odyseia ile tüm dünya edebiyatını etkilemiştir. Ama bu eserler yakıştırmalar, mecazlarla örüldüğü için önceden mitoloji ile ilgili ufak çaplı bilgiler edinmeniz sizin yararınıza olur. Ben okumamı verimli hale getirecek her türlü hazırlığı önceden yapmaya çalışırım. Bu tragedyalar(ve daha fazlası) o eserlere ulaşmak için benim ilk adımımdı. Belki yıllar sürecek ama o eserleri de okuyunca Shakespeare için, Shakespeare okuyunca Ulysses için bir adım olacak ve bu böyle devam edecek.

    Şunu da şuraya bırakayım. Kendi başlarına çok güzel oynamışlar Elektra’nın son bölümünü: https://www.youtube.com/watch?v=9JFTTHINulI

    Esen kalın.
  • Bak dost, iyilik ettin de ne iyilik gördün,
    Ölümlülerin ne yardımı oldu sana?
    Görmüyor musun ki kör insan soyu
    Düşlere benzer güçsüzlüğü içinde
    Eli kolu bağlı yaşıyor.