Çocuğu imtihana giriyor, kazanması için torpil arıyor. Eh, o çocuk oraya girerse hak eden beriki giremeyecek ama bunu bile nasip olarak görüyorlar. İşte böyle bir tip çıktı Türkiye'de. Bütün kasaba kültürü zaten bu tipin üzerine kuruludur. Şehirlere de şimdi bu kültür yayılıyor. "Rahatsız olmuyor musun?" diye sorunca da göğe bakıyorlar. Gördüğünüz yerde bu kişilerden uzaklaşmanızı tavsiye ederim.
Türkiye'nin en büyük problemlerinden biri insanların artık ahlaksızca başkasının hakkını yemeyi bile kendi nasibi olarak görmesidir. "Bu bana nasip olarak verildi," diyorlar. Kimse "Ben bu işin adamı değilim," diyemiyor.
Ölçülü bir hayat yaşayın. Tüketmeyen, kirletmeyen bir hayat... Her esen rüzgârda savrulmayacağınız, düzenli bir hayat... Neyi öğreneceğinize, neyi yapacağınıza kendinizin karar verebileceği bir hayat...
Aklı başında insan için en değerli kitap yoktur. Kitabı okumak önemlidir; onu nasıl okuduğun, nasıl hatırda tuttuğun önemlidir. Kitabın kendisi okumak kadar önemli değildir.