Ne çalışmayı ne irade kullanmayı biliyoruz; dahası irade eğitimimizi kendi kendimize yapabilme araçları konusunda nereden bilgi alabileceğimizi de bilmiyoruz. Bu konuda hiçbir pratik kitap yok. O zaman boyun eğiyoruz ve bu vazgeçiş hakkında düşünmemeye çalışıyoruz.
Zamanımızı istediğimiz gibi kullanıyoruz. Çalışmamızın dağılımı konusunda asla hiçbir inisiyatif kullanmadığımız, ayrıca bu zaafımıza uygun hiçbir yöntem de bize öğretilmediği için, can yeleği giydirilip yüzme öğretildikten sonra yeleği çıkarılıp suya atılan insanlar gibiyiz. Söylemeye gerek yok, boğuluyoruz.