Ayrıca ücret gelirleri içerisinde %40'a yakın bir kısmın asgari ücretli olduğu verisinin de bu nedenle sağlıklı olmadığını belirtmekte yarar vardır. Ücret gelirinin yükselmesi ile vergi takozunun da yükseldiği gerçeğinden hareketle işveren ve çalışanların takozdan kaçabilmek için ücreti resmi olarak asgari ücret gösterip kalanını elden kayıt dışı verme refleksleri geliştirmişlerdir.
Dilimlerin enflasyona paralel bir şekilde artırılmaması çalışanların daha çok üst dilime girmeleri ve daha fazla vergi yüküne maruz kalmalarına neden olur. İşte tam da bu noktada gizli vergi zammı söz konusudur. Vergi dilimlerinin enflasyonun altında arttırılması gelir vergisi mükelleflerinin örtülü bir şekilde daha fazla vergi ödemeleri sonucunu doğurur ki biz buna gizli vergi zammı diyoruz.
Ayırma ilkesi, kişilerin elde ettiği gelir unsurlarına göre farklı vergilendirmeyi öngörür. Emekten kaynaklanan ücret gelirlerinin sermaye gelirine kıyasla korunmaya ihtiyaç gösterdiği varsayımından hareketle ücretten, servet ve sermaye gelirlerine göre daha düşük oranda vergi alınması esasına dayanır.
Türkiye OECD ülkeleri içinde gelir dağılımı en kötü ilk üç ülke arasında yer alıyor. Yani hem tarihsel gelişim hem de diğer ülkelerle karşılaştırmada pek de iç açıcı konumda değiliz.