Göğsümün içinde bir çukur var, içine attığım her şey geri gelmiyor. Orası saklanmış, sigara külleri ve yarım kalmış şarkılarla dolu. Sokaklar benden daha dürüst; gecenin soğuk yüzüyle konuşurken kimse yalan söylemez, sadece yürürsün. Gülüşüm kaldırımlara çizik atar, bakışlarım eski bir maçın yenilgisi gibi yorgun; ne sevinç ne hüzün tam olarak benim, hep arada kalmış bir tonda çalar. İnsanlar bana sert diyorlar; belki de haklılar. Çünkü ben yumuşamanın bedelini çok geç öğrendim. Ama bilmeni isterim: kırıklığın etiyle barışık olmak, her şeyi kabullenmek değil, hayatta kalmanın diğer adıdır güzelim.