Emine Akyol

Emine Akyol

, bir kitap okudu
10/10
·72 syf.·
Beğendi
·
15 günde okudu
·
2022 21. kitabı
Étienne de la Boétie
8.7/10 · 1.341 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şeyh Galip
"Aşk; Ateş denizinde mumdan gemiler yüzdürmek."
Bu kitap 16. yüzyılda yazılmış ne tuhaf!
Üç tür tiran vardır. Kötü prenslerden bahsediyorum. Kimi halk oylamasıyla kimi silah zoruyla kimi veraset yoluyla krallığa sahip olur. Krallığı savaş hakkıyla ele geçirenler oraya fethedilmis toprak muamelesi yaparlar. Kral olarak doğanlar genellikle olabilecek en iyi kral olmaz. Tiranligin içine doğup beslendiklerinden, tiranin doğal sütünü emerler, kendisine boyun eğen halklara babadan kalma toprak köleleri gözüyle bakanlar ve hangi mizaca yatkinlarsa, cimri yahut musrif oluşlarına göre, Krallığı babalarının malı gibi kullanırlar. Gücünü halktan alanlara gelince, bunlar daha tahammül edilebilir gorunselerde bana kalırsa, herkesin tepesinde böyle yüksek yerlere geldiklerini görür görmez, neyin nesi olduğunu bilmediğim azamet denilen şeylere şımararak yükseldikleri bu yerden bir daha da inmemeyi kafaya koyarlar. Neredeyse hiç sasmaksizin halktan emanet aldığı gücün çocuklarına geçmesi gerektiğini düşünürler. Dahası, kendisinin ve çocuklarının aklına bu uğursuz fikir düşer düşmez, her türlü ahlaksızlık ve zalimlik bakımından diğer tüm tiranlari geride bıraktıklarını görmek epey tuhaftır.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Nasıl bir kıvılcımın ateşi büyüyorsa, giderek güçleniyorsa, bulduğu odunun bolluğu kadar yakip kül ediyorsa ve onu besleyecek başka odun kalmadığında kendi kendine sönüyorsa benzer şekilde, tiranlar da ne kadar çok yağmalarsa o kadar fazlasını talep ederler, ne kadar çok beslenirlerse, tıka basa doyurulurlarsa o kadar fazla yıkıp dökerler, o kadar fazla güçlenirler ve her şeyi yok etmeye ve harap etmeye o kadar hazır olurlar. Fakat onlara hiçbir şey verilmez, hiç bir surette itaat edilmez ise savaşmaya, dövüşmeye gerek kalmaksızın, köklerinden su ve besin çekemez olunca kuru, ölü bir parça dal olup çıkan bir ağaç gibi dimdizlak kalırlar ve yenik düşerler.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Dolayısıyla halklar kendi kendilerini yüzüstü bırakırlar, daha doğrusu kendi ellerini kollarını yine kendileri bağlarlar, zira yalnızca kölelik etmeyi reddettiklerinde bile tüm zincirlerini kiracaklardir. Halklar kendi kendilerini köleleştirir ve kendi boğazlarını yine kendileri keserler. Kul olmayı ya da özgür olmayı secebilecekken özgürlüğü reddeden ve boyundurugu tercih eden, kendi felaketine rıza gösteren ya da daha doğrusu, kendi felaketi peşinde koşan halktır.
Sayfa 20·Kitabı okudu