Eda CELİK, Piraye'de Nazım Olmak'ı inceledi.
18 May 16:03 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

#Kitapyorum
#NazanArısoy
#PirayedeNazımOlmak
#syf255

Bitti...

PİRAYE ÖLDÜ AŞKINDAN AMA YİNE DE DÖNMEDİ NAZIM'A...

Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen oldukça başarılı ve etkileyici buldum. Dili, anlatımı oldukça sade ve güzel. Piraye ve Nazım'ın yaşadığı büyük aşkı ve duyguları okura çok iyi aktarmış yazar.
Piraye'nin Nazım'a olan aşkının anlatıldığı ve mektuplarının yer aldığı bir kitap. Nazım Piraye'sine 581 tane mektup yazmış Piraye'de hepsine cevap vermeye çalışmış... Bazı mektuplar ve cümleler çok etkileyiciydi. Kitabın beğendiğim özelliklerinden birisi de içinde yer alan fotoğraflar. Belki de mektuplardan sonra bu büyük aşkın en büyük kanıtı olan fotoğraflar...
Piraye mektuplarında duygularını öyle güzel kaleme almış ki böyle büyük bir aşk, böyle büyük bir sevgi ve böyle büyük bir ızdırap okumadım bugüne kadar...
Münevver'e, Vera'ya Semiha'ya ve daha birçok kadına rağmen aldatılmak ile aldanmak arasındaki ince çizgide iken bile vazgeçemedi Aşkından. Aşkın esiri olan bir kadındı Piraye... ( Bir kadın olarak bu konuda Piraye'yi anlamIş değilim ve bu noktada kızgınım )
Nazım Piraye'de aşkı tattı, aşk yazdı öyle biraz. Piraye, Nazım da aşk oldu, aşk yaşadı Nazım'a inat...(kitaptan)
Kadından bol miktarda sadakat, merhamet, fedakarlık ev koşulsuz sevgi; adamdan aşka aşık olmanın zevki, bir kadının tanımı, bir erkekten görünen en yalın kadını, kadının nasıl yaşanılması gerektiği öğrenildi... (kitaptan)
Nazım'ın aşka aşıklığına aşık Piraye'sinin benzersiz saygınlığı ile unutulmadılar ve unutulmayacaklar...

Tavsiye edebileceğim güzel bir kitap... Sayın yazarımız Nazan Arısoy hanımın yüreğine, emeğine, kalemine sağlık...
Teşekkürler...
Kitapla kalın...

Meryem Ateş, bir alıntı ekledi.
 14 May 10:19 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Demek seni gözünün içine baka baka aldattı ha, dedi bana dönerek yeniden; bir şey söyleyeyim mi, sana da zaten aldatılmak yakışırdı oğlum.

Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 145 - Everest Yayınları - Aziz)Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş (Sayfa 145 - Everest Yayınları - Aziz)
Betül Deniz, bir alıntı ekledi.
 06 May 04:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayır hayır ben böyle bir mutluluk istemiyorum dağda taş olmak, yerde toprak olmak çok daha iyi. Böylesi mutluluk istemiyorum, sahte sebeplerle aldatılmak ve ruhuma yalan söylemek istemiyorum. Bağrımı açıp bağırmak istiyorum:

Yeteeerrrr!

Ama hiçbir şey diyemiyorum

Beyaz Usta Siyah Çırak, Bahadır Yenişehirlioğlu (Sayfa 35)Beyaz Usta Siyah Çırak, Bahadır Yenişehirlioğlu (Sayfa 35)
Resul Bulama, Othello'yu inceledi.
29 Nis 10:35 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Uzun zaman önce tiyatroda izledim Othello’yu. İzlediğim andan beri Iago çok tesir bıraktı bende. Belki Iago pişman olmuştur ümidiyle bir de kitaptan okumak istedim,. Anladım ki, şeytanlık bu dünyada baki. İyiyle kötü birbirinden ayrılsın diye.

Hayat her zaman Türk filmlerinde olduğu kadar anlaşılması kolay değil. Filmdeki kötü adam, kötülük yaptıktan sonra kameraya dönüp sırıtmıyor. Veya tüm izleyiciler kötünün kim olduğunu rahatlıkla kavrasın diye çirkin bir şekilde kahkahayla gülmüyor. Kötü adamların yanında çalışan karakterler de iri yarı, budala ve komik tipler değil. Fesatlık ince bir zeka gerektirir ve şeytana yakışır. Şeytan veya şeytanlık,', tıpkı Iago gibi,kişinin zaaflarına göre inanılmaz derecede farklı seçeneklerle azar azar sunar zehrini.
Bir Arif Nihat Asya şiirinde geçtiği gibi;
“Ne olduysa hep bize azar azar oldu”.

Vesvesenin fısıltısı olan çavuş, kitabın son bölümüne kadar hep namuslu Iago, sadık Iago diye anılıyor. Oysa Iago, söylediği bir çok süslü sözlerin arasında yavaş yavaş zehirliyor Othello’yu. Anlı şanlı orduların muzaffer komutanı Othello’yu. Hiç bir zayıf yanı olmadığı sanılan Othello’nun içine düşen öyle bir kuşku ki, aldatılmaktan da ölümden de daha beterdir.
Şöyle haykırır bahtsız Othello;
Yemin ederim, bilmeden üst üste aldatılmak
Aldatıldığından kuşkulanmaktan çok daha iyi.

Norman Vincent Peale, “Zeki ve akıllı sandığımız birçok insan çok budalaca şeyler yapar”,der. Othello’yu eleştirip kızabiliriz rahatlıkla. Peşine düşmeseydi bir yalanın, aldanmasaydı diye. Ya biz başkasının yanlış bir hikayesinin peşine düşmedik mi hiç? Hiç gaza gelmedik mi? Kulak kabartmadık mı hiç başkasının fikrine? Hiç kıymadık mı Destemona’ya? Iago, azar azar zehirleyen bir şeytan, Othello ahmak, ya biz günahsız mıyız?

Rahatlıkla suçlayacaksak Othello’yu, ilk taşı içimizdeki en günahsız olanımız atsın.
Güzel kitap, güzel ders sona erdi, toplayın kitapları, sınav başlıyor.

İyi okumalar:))

Elif Peksöz, bir alıntı ekledi.
26 Nis 14:15 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Aldatılmak kadar insanı kahreden başka bir şey düşünemiyorum.

Uçurumun Çağrısı, Sadettin Kaplan (Sayfa 62)Uçurumun Çağrısı, Sadettin Kaplan (Sayfa 62)
Alperen Tekin, bir alıntı ekledi.
26 Nis 13:26 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İçimizdeki hayvan aldatılmak istiyor; ahlak o hayvanın bizi paramparça etmesini önleyecek vazgeçilmez bir yalandır. Ahlak varsayımlarında yatan yalanlar olmazsa, insanlar hayvan olarak kalacaktı. Ancak insanlar ahlakla birlikte kendilerini daha üstün bir şey olarak kabul etmişler ve kendilerine daha kesin kurallar dayatmışlardır.

İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap, Friedrich Nietzsche (Sayfa 61)İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap, Friedrich Nietzsche (Sayfa 61)
Tuğba Bal, Kuşlar Yasına Gider'i inceledi.
19 Nis 00:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Her geçen gün tükenen bir zaman var bu kitapta, çaresizliğin izleri var, gözünde eriyip tükenen bir adam var, gözyaşı var, hüzün var.

Yollar uzar bir aileye doğru, hayat kısalır, anılar gözde büyür. Hatıraların izleri vardır. İnsanın bedeni paslanır günden güne. Bir babanın yaşamı anlatılır, belki de yaşayamaması ağız tadıyla.
Hep bir vurgun yemiştir hayattan, insanlardan. Herkes kendi gibi değildir. Kırgınlıklarını kendi yüreğine hapseder bu baba ve oğluna da 'zaten aldatılmak sana yakışırdı' diye tembih eder. Aman aldatan olma da aldatılan ol, kıran olmada kırılan ol, baban gibi ol der aslında.

Denizli ile Ankara arasında uzanan bir hayat. Bir babanın hastalığı, bir oğlun yolculuğu, bir ailenin birbirine bağlanışı ilmek ilmek örülür bu kitapta. İnsanın insanlığı alev alır, vicdanı sızlar. Ama ne yaparsan yap bazı insanlığın kalbi, kırılmayan bir buz parçasına dönüşmüştür, gölün ortasında boğulanları bir türlü görmez. Bazıları da buzun içinde sıcacık çay olur da ısıtır içimizi. Tıpkı Aziz amcanın gönlünü ısıtan gömü yolu gibi 'burası gömü yavaş geç oğlum' der oğluna. Orada vakti zamanında içmiş olduğu bir çayın hatırını yıllar boyu unutmaz.

Bu kitap bize pek çok öğütler veriyor, unuttuğumuz insanlığımızı hatırlatıyor, kabuk bağlamış yaralarımıza dokunuyor, sevmenin önemini anlatıyor, bir hayatın tükenişini gösteriyor ve gözlerimiz yaşlanıyor okurken.
İnsanın içini buram buram yakan bu eseri mutlaka okumalısınız.

Dervişmisali, bir alıntı ekledi.
18 Nis 21:22

Seviyor ve korkuyorum. Fakat bu bizim bildiğimiz tecrübesiz bekar korkularından hiçbiri değil, bıkmak korkusu değil, sevilmemek korkusu değil, anlaşmamak veya anlaşılmamak korkusu değil, aldatılmak korkusu değil, sükut-u hayale uğramak korkusu değil. İki kelime ile sadece ölüm korkusu.

Selma ve Gölgesi, Peyami SafaSelma ve Gölgesi, Peyami Safa
Şeyma Öztürk, bir alıntı ekledi.
10 Nis 09:28 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Vakarın ve ciddiyetin örttüğü her türlü sefahat mubahtır. O Arşövek gibi ki, sarayın bahçesinde prensesle gizli yürürken ve ona aşkını söylerken, arkadan gelen bahçıvan, ayak izlerini siler. Fakat bizde bir tabir halinde mevcut olan ve 'karda yürüyüp izini belli etmemek' cümlesiyle tarif edilen bu sinsilik, hedefine asla varamayan adi bir hiledir. Bu kabuktan şahsiyetle aldatılmak istenen cemiyet, her şeyi biliyor; her ferdinin sırrını biliyor; bilmese de ondan gizlemeğe lüzum ne? Polisin karışmadığı her günaha cemiyet müsamaha eder, hatta, bıkkınlık verici âdetleri sarsarak içtimaî inkılâplara zemin hazırladığı için beğenir bile. Maksat kaçamak zevk mi? Fakat cemiyet her şeyi biliyor. Ondan bir şey kaçırmak imkânsızdır, imkânsız."

Bir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa (Sayfa 80 - Ötüken Neşriyat, 30.basım)Bir Tereddüdün Romanı, Peyami Safa (Sayfa 80 - Ötüken Neşriyat, 30.basım)