İnsanı büyüten zaman değil, yaşanmışlıklardı, öyle anlar gelirdi ki yaşarken ölmeyi öğretirdi insana. Çocuk hâlinle büyümeyi, uğruna adayacak hiçbir şeyin kalmadığında bile yola devam etmeyi, tutunacak dalın olmadığında yeni bir dal bulmak yerine yaralarını sarıp hayata dönmeyi öğrenirdin.
Ölüme giden yolun taşlarını fazla merak dizer hep. Olmamanız gereken yerde olmanız ve bilmemeniz gereken şeyleri bilmeniz ancak hayatınızı tehlikeye atar.