İçinde hayaletlerin, esrarkeşlerin, somnambüllerin , cinayetlerin ve kabusların şu balkon kapısı ve dolap kadar gerçek, fakat rüya kadar anlaşılmaz oldukları bir hikaye.
Artık bu hatıralara gün ve ay tarihi dahi koymam. Takvimi dahi aşağıya gönderdim. Lüzumu yoktur. Birkaç gün sonra ayın kaç olduğunu unutacağım. Unutmam lazımdır. Beni bana ve dünyaya bağlayan her şeyi unutmam lazımdır.
Ferit ağlamaya başladı. Nasıl biz hislerimizin uşakları , nasıl onların kölesi oluyoruz. Nasıl ben bu kadını öldürmeyi düşünecek kadar onun bende bıraktığı iyi tesir ve hatıralara ihanet edebiliyorum , bu kadını ben öldürmedim ,fakat öldüren adamla suç ortağı değil miyim ?